11 Mayıs 2013

3 Bin Yıllık Höyük Talan Edildi

3-bin-yillik-hoyuk-talan-edildi


Kahramanmaraş’ta bulunan 3 bin yıllık höyük, kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce talan edildi.
Kahramanmaraş’ın Ekinözü ilçesine bağlı Akpınar köyü sınırları içerisinde bulunan yaklaşık 3 bin yıllık höyük, kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce talan edildi. Yarısına yakını iş makineleri ile yerle bir edilen höyüğün kapısına ise özel mülkiyet tabelası asıldı. Olayla ilgili adli makamlara suç duyurusunda bulunuldu.
Kahramanmaraş il sınırları içerisinde onlarca höyük bulunuyor. Bu höyüklerin büyük bir kısmı Elbistan, Afşin ve Ekinözü bölgesinde yer alıyor. Hatta bazı köylerin isimleri bile höyüklerle birlikte anılıyor. Ekinözü ilçesine bağlı, Elbistan ilçe sınırındaki Akpınar köyü sınırları içerisinde yer alan ve arkeologlar tarafından en az 3 bin yıllık olduğu ifade edilen höyük, kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce yerler bir edildi. İş makinelerinin girdiği ve yarısına yakın bölümünü yıktığı höyük yetkililerin dikkatini çekti. Başka bir amaç için bölgeye giden ve içerisinde arkeologların da yer aldığı heyet, olay karşısında şaşkınlığını gizleyemedi. Devasa höyük, iş makineleri vasıtasıyla parçalanmış ve höyük çevresine insani yaşam için çeşme gibi alanlar yapılmıştı. Hatta uzmanlar, bölgede çok sayıda kullanılmış, ayakkabı ve kullanıma hazır, çaydanlık ve bardak buldu. Kısa süre içerisinde yapılan araştırma sonunda höyüğün de içerisinde bulunduğu kısmın 2009 yılı Aralık ayında Sit alanı ilan edildiği ortaya çıktı. Yetkililer, konuyu adli makamlara ileterek suç duyurusunda bulundu.
GİRİŞ BÖLÜMÜNE ‘ÖZEL MÜLK GİRİLMEZ’ YAZILMIŞ
Höyüğün bulunduğu bölgeye girmek için ilkel şartlarda hazırlanmış bir kapıdan geçmek durumunda kalınıyor. ‘Özel Mülk, Girilmez!’ levhalarının yer aldığı bölgede höyükten çıkan taşlar dikkat çekiyor. Yıkılmış bazı bölümlerde buranın höyük olduğunu gösteren ve insan yapısı olduğuna işaret eden argümanlar çıplak gözle görülüyor. Bölgede iş makineleriyle yıkım yapan kişi ya da kişiler aranıyor. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
SADECE ELBİSTAN BÖLGESİNDE 21 HÖYÜK OLDUĞU BİLİNİYOR
Eski Elbistan Ovası’nda son araştırmalara göre 21 höyük tespit edildi. Bunlardan özellikle Hititler ile Kumagenlerin devrine ait olan Kara- Elbistan (yani eski Elbistan), İzkaftil (İğde) Kara-Öyük (Karahüyük),Çavlı-Han (Çoğulhan),Tel-Afşin-Tıl-Afşin (höyüklü),Til (Akbayır), Yarbus (Afşin), Hunu (Arıtaş) Lorşun (Altunelma), Tantaris (Tanır), Evzaniye (Ozanöyük-Doğan), Tedevin Höyük (Arıstıl-Bakraç), Kaşanlı, Malap (Bakış), Sevdilli, Kabaağaç ve Celeği (Ekinözü), höyükleri gibi büyük harabeler başta geliyor. Birçok küçük höyük ihtiva eden Elbistan Ovası’nda eski çağda birçok şehir ve kasaba kurulduğu anlaşılıyor.

Etiketler: , ,

5 Mayıs 2013

Antik tapınakta esrarengiz keşif

büyük kesif


Mexico City’den 50 km uzaklıktaki antik Teotihuacan kentinde bulunan bir tapınakta yapılan kazılar, araştırmacıların bugüne kadar eşine rastlanmamış bir keşif yapmalarını sağladı. Teotihuacan’ın en önemli yapılarından biri olarak kabul edilen ‘Feathered Serpent’, yani ‘Tüylü Yılan’ tapınağının derinliklerinde, sarı taşlara benzeyen, ancak ne oldukları bilinmeyen çok sayıda gizemli küre bulundu.
Meksika’nın Ulusal Antropoloji ve Tarih Enstitüsü’nden Jorge Zavala, “Yuvarlak sarı taşlara benziyorlar, ancak ne olduklarını bilmiyoruz. Bu eşi benzeri olmayan bir keşif” yorumunu yaptı.
Mezoamerika (Meksika ve Orta Amerika) bölgesinde bulunan ve Dünya Mirasları arasında yer alan Teotihuacan, antik dünyanın en büyük yerleşim birimlerinden biriydi.
Discovery News’in haberine göre, M.Ö 100 yılı civarında kurulduğu tahmin edilen ve çok sayıda piramit yapı içeren Teotihuacan, bir zamanlar 100 bin kişinin yaşadığı bir yer haline gelse de, Azteklerin bölgeye gelmesinden en az 600 yıl önce, M.S 700 civarında bilinmeyen nedenlerden dolayı terk edildi.
DERİNLİKLERE İNEN KEŞİF
Arkeologlar, yaptıkları kazılarda tapınağın 100 metre derinliğine inen bir tünele odaklanmış durumda. Tünel, 2003 yılında şiddetli yağmurların açtığı bir delikle keşfedildi.
Teotihuacan halkının geride bıraktığı harabeler ve enkazla dolu olan delik, yıllar süren çalışmalar sonunda açıldı.
tapınak
Projenin başında yer alan arkeolog Sergio Gómez Chávez, “Yıllar süren çalışmalar sonunda girişten 72 ve 74 metre derinlikte Kuzey ve Güney Odaları adını verdiğimiz iki ayrı bölme bulduk” dedi.
Bölmeler, lazer tarayıcısı ve kızılötesi kamerasıyla 3D görsellik oluşturan Tlaloc II-TC robotuyla yapıldı. Robot, tünelin halen erişilememiş olan kısımlarına girerek 100 ve 110’uncu metreler arasında üç oda keşfetti.
Arkeologları şaşırtan esrarengiz küreler ise kuzey ve güney odalarında bulundu. Büyüklükleri 6 ile 13 cm arasında değişen nesnelerin, özünde alçı olduğu, jarosit adı verilen sarı bir maddeyle boyandığı anlaşıldı.
ÇOK BÜYÜK BİR KEŞİF OLABİLİR
özel
ABD’nin Arizone State Üniversitesi’sinden  George Cowgill’e göre, güney odasında yüzlercesi bulunan bu nesneler, çok büyük bir önem taşıyor. Cowgill, “Demir sülfür Teotihuacan halkı ve diğer Mezoamerikan toplumları tarafından kullanılıyordu. Küreler boyandıklarında harika bir görünüme sahipti. Ancak ne anlama geldiklerini bilmiyorum” ifadesini kullandı.
Her iki odanın duvarlarının ve tavanlarının manyetit, pirit ve hematit içeren bir tozla sıvanmış olması da dikkat çekti. Bu karışım, ortama özel bir parlaklık kazandırdı. Gómez Chávez, ‘din adamları veya hükümdarların bu odaları ritüel için kullanmış olabileceğini’ belirtti. Odalarda bulunan çömleklerden ahşap maskelere ve diğer eşyalarında M.S 100 yılına işaret ettiği anlaşıldı.
Araştırmacılar, yeni kazılarda tünelde keşfedilen üç yeni odaya ulaşmak istiyor. 2010 yılında Büyük Piramit’te çalışmalar yapan bağımsız araştırmacı Ng “TC” Tze Chuen, ‘tünelin iki bin yıldır terk edilmiş olduğunu ve çok büyük bir keşife ve açılan yol olabileceğini’ belirtti.
Gómez Chávez, Teotihuacan halkının tüneli iki defa kapattığını düşünüyor. 1800 yıl önce tünelin merkezindeki odaya çok önemki bir şey saklamak için tünelin yıkıldığına inanan Chavez, “Belki de burada Teotihuacan’ın hükümdarlarını bulacağız” dedi.
ntvmsnbc.com
antik tapınak

Etiketler: , , ,

Müzede Büyük Skandal!

muzede-buyuk-skandal

Restore çalışmaları sırasında ortaya çıktı.
Avrupa’nın en iyi müzeleri arasında gösterilen ve paha biçilmez tarihi eserlerin sergilendiği Burdur Arkeoloji Müzesi’nde 2002 yılında yapılan restore çalışmalarıyla birlikte kurulan yangın ihbar ve önleme sistemleri ile yangın hidroforunun, çalışır durumda olmadığı ortaya çıktı.
Teknik soruşturmayla ortaya çıkan skandal üzerine Kültür ve Turizm Bakanlığı Teftiş Kurulu sistemin onarılmasını istedi, ancak müteahhit firmaya ulaşılamadı.
Kent merkezinde 1963′te kurulan ve tarih öncesi Paleolitik çağlardan, Neolitik (8000- 5500), Kalkolotik (5500- 3200) çağlar ve sonraki dönemlere ait eşsiz tarihi eserlerin sergilendiği Burdur Arkeoloji Müzesi, 2001- 2002 yıllarında, Antalya Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü’nün ihalesiyle büyük bir onarım geçirdi.
İhaleyi alan firma, 25 bin liralık harcamayla yangın ihbar ve önleme sistemi, yangın hidroforu, kullanma suyu hidroforu, jeneratör, kamera sistemi, ısıtma-soğutma ve havalandırma sistemlerini yaptı. Bu onarım sonrasında Antalya Rölöve ve Anıtlar Müdürü Mehmet Ali Özgün başkanlığındaki 5 kişilik heyet yapılan işlere ilişkin kesin kabulü gerçekleştirdi.
Eşsiz tarihi eserleri barındıran müzeye kurulan yangın ihbar ve önleme sisteminin o tarihten itibaren çalışmadığı yönünde ihbar yapıldı. Kültür ve Turizm Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı, olayı soruşturmak için müfettiş gönderdi. Teknik soruşturma sonunda ihbarın doğru olduğu anlaşıldı.
Teknik soruşturma sonunda hazırlanan raporda şunlara yer verildi:
“360 bin lira birinci keşif bedelli ‘Burdur Müzesi Eski Binalarının 2001 yılı Onarımı ve Teşhir Tanzim İşi’ ile 500 bin lira birinci keşif bedelli ‘Burdur Müzesi 2002 yılı İdari Binaların Yapılması ve Teşhir Tanzim İşi’ne ait Burdur Müze Müdürlüğü hizmet binasında müfettişlikçe yürütülen inceleme kapsamında görevlendirilen bilirkişi komisyon raporlarında söz konusu işlere ait yangın hidroforu, kullanma suyu hidroforu, jeneratör, yangın ihbar ve önleme sistemleri, kamera sistemi, ısıtma-soğutma ve havalandırma sistemlerinin faal durumda olmadıkları belirlendi.”
DUVAR İÇİNDE KABLOLAR YOK
Skandal üzerine Teftiş Kurulu, Antalya Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü’nden durumun düzeltilmesini istedi, ancak müteahhit firmaya ulaşılamadı. Müzede yapıldığı günden itibaren hiçbir şekilde çalışmadığı belirlenen yangın ihbar ve önleme sistemi kapsamında 70′i aşkın dedektör bulunduğu ve sistemin birçok alanında duvarların içinden geçirilmesi gereken kablolarının dahi olmadığı iddia edildi.
TEK YOL HEYETE RÜCU ETMEK
Uzmanlara göre, içinden çıkılmaz bir durumda olan yangın ihbar ve önleme sisteminin sökülüp yeniden yapılması, kesin kabulü yapıldığından, bugünkü durumuyla kanuna aykırı olarak değerlendiriliyor. Uzmanlara göre ayrıca, kontrol ve kabul heyeti hakkında soruşturma açılıp, ceza verilmesi ve müteahhide de ulaşılamadığından yapım maliyet bedelinin kontrol ve kabul heyetine rücu ettirilmesi gerekiyor.
İMPARATOR HEYKELLERİ SERGİLENİYOR
Burdur Arkeoloji Müzesi’nde Sagalassos Antik Kenti’nden 2007- 2008 kazılarında çıkartılan Roma imparatorları Marcus Aurelius Antoninus Augustus ve Hadrian Marcus Aureilus’un heykelleri en önemli eserler olarak özel bölümde korunuyor. Dünyanın en önemli 11, Roma dönemimin ise en önemli 5 imparatoru arasında gösterilen Marcus ve Hadrian’ın heykelleri ile bu heykellere ait baş, kol, bacak ve ayak parçaları da sergileniyor. Bulunduğu günden itibaren dünya arkeolojisinin ilgi odağı haline heykeller, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün 12 Mart 2010 tarihinde Burdur Müzesi’ne yaptığı ziyaretin ardından teşhire açıldı.
TEŞHİR SALONLARI ESER DOLU
Burdur Müzesi’nin teşhir salonlarında, yine Sagalassos Antik Kenti’nden gelen Kuzey Batı Heroon binasının etrafını süsleyen Dans Eden Kızlar frizleri, Kibyra ve Kremna antik kentlerinden gelen taş ve mermer ağırlıklı eserler, Roma dönemine ait Aşk Tanrıçası Aphrodite Heykeli, Heron Anıtı, gözyaşı şişeleri, kabartmalar, dokuma aletleri ve sikkeler sergileniyor. Müzenin bahçesinde ise Burdur ve çevresinden getirilmiş Helenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait steller, mezar taşları, heykeller ve büstler, yüksek kabartmalar, lahit ve lahit kapakları, yazıtlı taşlar, çeşitli mimari parçalar yer alıyor.
25.04.2013 Vatan

Etiketler: , , ,

2500 yıllık mezar soygunu cezası: 100 TL

2500-yillik-mezar-soygunu-cezasi-100-tl-300x144

Define avcılarının talan ettiği ve daha fazla hırpalanmadan bir gazetecinin ihbarı üzerine yapılan operasyonla gün yüzüne çıkarılan 2500 yıllık kral mezarı için yürütülen davada sona gelindi.
Davada adı geçen 22 sanıktan 8′i beraat ederken, 14 sanığa toplam 48 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Lahitin satışına aracılık ettikleri iddiasıyla yargılanan 6 sanığa 2 şer yıl hapis cezası verilirken 100 TL idari para cezasına çarptırıldılar.
Muğla’nın Milas ilçesinde Uzunyuva olarak bilinen alanda define avcıları tarafından bulunan ve soyulan Hekotomnus kral mezarı ile ilgili açılan davada sona gelindi… 22 sanık hakkında sürdürülen davada hakim, 8 kişi hakkında beraat kararı verirken, 14 sanık toplam 5 yıl ile 2 yıl arasında değişen çeşitli cezalara çarptırıldı.
Milas’ın Hisarbaşı Mahallesi’nde 1′inci derece arkeolojik sit alanında yer alan ve Karia Satrabı Mousolos’un babası Kral Hekatomnos’a ait olduğu tespit edilen mezar 2010 yılında define avcıları tarafından soyulmuş soruşturma ise genişletilerek İzmir, Ankara, Antalya, Bursa, Manisa, İstanbul ve Milas’ta jandarma tarafından operasyonlar gerçekleştirilmiş 22 kişi gözaltına alınarak adli makamlara sevk edilmişlerdi. 2011 yılından itibaren devam eden mahkeme süreci 13′üncü celsede karara bağlandı. Sanıklardan F. B. O. Y., H. B. ve H. D.’ye; 2007-2008 yılları arasında birinci derecede sit alanı içerisinde bulunan Uzunyuva mevkiinde kültür varlığı bulmak maksadıyla kaçak kazı yaptıkları ve kazı neticesinde Kral Hekatomnos’a ait mezar odasına ulaştıkları, mezar odasında bulunan kültür varlığı kapsamındaki eserleri boşalttıkları, zarar verdikleri, sanıkların başka odaları da bulabilmek amacıyla lahit duvarlarına zarar verdikleri gerekçesiyle 5′er yıl hapis, 450 TL idari para cezası verildi.
Sanıklara yardım ettiği iddia edilen R. M.’ye 2 yıl 6 ay hapis cezası, Lahit duvarındaki varak altınları kazıyarak kuyumcu M. C. B.’ye sattığı suçlamasıyla yargılanan H. D.’ye 2 yıl hapis cezası verildi.
2010 yılında kral mezarı üzerinde bulunan evi, altında mezar odası bulunduğunu bilerek satın aldıkları iddiasıyla yargılanan A. B., F. B., D. A. ve M. Ö. ile lahitin satışına aracılık ettikleri iddiasıyla yargılanan M. S., H. Ö., H. O., E. G., A. A. ve Ü. Ü.’ye 2′şer yıl hapis ve 100 TL idari para cezası verildi.
Mezar odasına ulaştıkları ve zarar verdikleri iddiasıyla yargılanan M. S., F. E., F. B., Ü. Ü. A. B. ile H. B. tarafından lahit duvarından kazındığı varak altınları satın aldığı iddia edilen kuyumcu M. C. B. ve altınları sattığı iddia edilen H. B.’nin beraatına yine lahidin satışına aracılık ettikleri iddia edilen U. B., K. K., E. K., M. Ç., O. Y., N. K., A. G.’nin delil yetersizliğinden beraatına karar verildi.
27.04.2013 Haber 7

Etiketler: , , , ,

Tarihi Urfa Kalesi’ndeki Çökme

tarihi-urfa-kalesindeki-cokme

Çöken surun arkasındaki toprağın boşaltılması için arkeolojik kazı başlatıldı.
Tarihi Urfa Kalesi’nde çöken surun arkasındaki toprağın boşaltılması için arkeolojik kazı başlatıldı.
Şanlıurfa Müze Müdürü Müslüm Ercan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Urfa Kalesi’ndeki bir surda, 19 Nisan’da yaklaşık 10 metre genişliğinde, 15 metre yüksekliğinde çökme meydana geldiğini hatırlattı.
Olayın ardından Vali Celalettin Güvenç’in talimatıyla kriz masası oluşturulduğunu ve gerekli tedbirlerin alındığını aktaran Ercan, aralarında akademisyenlerin de bulunduğu bir komisyonun kalede inceleme yaptığını ifade etti.
Bu kapsamda öncelikle burç olarak tanımlanan surun arkasında kalan toprağın arkeolojik kazı niteliğinde boşaltılmasına karar verildiğini anlatan Ercan, durum değerlendirmesi yapılarak restorasyonun başlatılacağını söyledi.
Müze Müdürlüğünce toprağın boşaltılması için 30 kişilik ekiple arkeolojik kazı başlatıldığını ifade eden Ercan, kalede sürdürülen fizibilite çalışması tamamlandıktan sonra riskli görülen kısımlarda da gerekli çalışmaların yapılacağını belirtti.
Yeni buluntular çıkabilir
Çalışmaları hızlı bir şekilde tamamladıktan sonra kaleyi turizm sezonunda ziyaretçilere açmayı planladıklarını bildiren Ercan, şunları kaydetti:
“Surun arkasındaki kale toprağı, höyük toprağı olduğu için çeşitli katmanlardan oluşuyor. Bizimki çok geniş kapsamlı arkeolojik kazı niteliğinde değil elbette ama burç bölümü önemli bir bölüm. Kazıyı bilimsel statüde yürüteceğiz, çıkan buluntular da çıktığı yere göre nitelendirilecek. Burç boşaldığında en azından burcun mimarisiyle ilgili ciddi bir bilgi sahibi olacağız diye ümit ediyorum. Bunun yanında elbette küçük buluntular da çıkmasını umuyoruz.”
01.05.2013 Sabah

Etiketler: , , ,

Roma Döneminden Mozaik Bulundu

roma-dönemine-ait-mozaik
Milas’ta tarlada yapılan kazıda Roma dönemine ait taban mozaiği bulundu.
Milas Jandarma Komutanlığı ekiplerinin ihbar üzerine yaptığı kazı sonucunda 1 metre derinlikte taban mozaiğine rastlandı.
Kazı incelemesinde mozaiğin Roma dönemine ait olduğu anlaşıldı. Alanda kurtarma kazı çalışmaları sürüyor.
Milas Kaymakamı Bahattin Atçı: “Bu mozaikler Türkiye’nin kültür varlığına katkı sağlayacak, belki de Zeugma değerinde olabilecek nitelikte” şeklinde konuştu.
Milas Jandarma Komutanlığı ekipleri, bir ihbar üzerine ilçe merkezinde bir iş yerinde yaptığı aramada Roma dönemine ait 5 adet toprak kap buldu.
Aramada ayrıca ruhsatsız 3 tüfek, 1 tabanca ve silahlara ait fişekler ele geçirildi. Olayla ilgili K.K. ve M.A. gözaltına alındı.
Jandarma ekipleri, müze yetkilileriyle toprak kapların çıkarıldığı düşünülen ilçeye bağlı Damlıboğaz köyündeki tarlada giderek, iş makinesi ile kazı yaptı.
“Arkeoloji çevrelerinin dikkatini çekmek istiyoruz”
Kaymakam Atçı, Milas, Yatağan, Bodrum Koordinatörü Jandarma Yarbay Ertuğrul Memiş, Milas Jandarma Komutan Vekili Üsteğmen Gürkan Uygun ve diğer yetkililerle basın toplantısı düzenledi.
Bulunan mozaiğin Türkiye’nin kültür varlığına ciddi katkı sağlayacağına inandığını dile getiren Atçı, “Hydai Antik Kenti alanındaki Damlıboğaz köyünde müze müdürlüğümüz ve jandarma komutanlığımızın çalışmaları sonucunda çok değerli tarihi eserler bulunduğu bilgisi mevcuttu.b Burada bazı kaçak kazı çalışmaları yapıldığını öğrendik. Bunları tespit ettik ve mozaikler ortaya çıkarıldı. Bu mozaikler Türkiye’nin kültür varlığına katkı sağlayacak, belki de Zeugma değerinde olabilecek nitelikte” dedi.
İlçede yoğun bulunan kültürel değerlerin, kaçak kazıcılar tarafından tahrip edilmeden ortaya çıkarılması konusunda çalışmalarını sürdüreceklerini belirtti.
Atçı, konuyla ilgili Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğüyle görüşüldüğünü, Hydai Antik Kenti’nde yürütülecek kurtarma kazısında bulunan eserlerle ilgili destek sağlanacağını söyledi.
03.05.2013 CNN TURK


Etiketler: , , ,