31 Temmuz 2013

Blogger Yorum Bölümüne Smiley Ekleme

yorum smiley
blogger yorum bölümünün hemen üstüne smliey eklentisi ekliyebilirsiniz. bloğunuzun biraz daha sevimli görünmesini sağlıyabilirsiniz gerçekten güzel  bir eklenti kendi bloğumuzda kullanmaya  başladık  örneğini bizim sitemizde görebilirsiniz. yorumlar kısmında :) bu kodu nasıl ekleris öncelikle
blogger şablonumuzu açıp </head> kodunu bulup aşağıdaki kodları hemen üstüne eklliyorsunuz

<script src="http://ajax.googleapis.com/ajax/libs/jquery/1.8.3/jquery.min.js" type="text/javascript"></script>
<script src="https://ivyth.googlecode.com/svn/js/emoticon.min.js" type="text/javascript"></script>
daha sonra </body> kodunu buluyoruz ve aiağıdaki kodu hemen üstüne ekliyoruz


<b:if cond='data:blog.pageType == &quot;item&quot;'>
<script type='text/javascript'>
//<![CDATA[
jQuery(document).ready(function () {emoticonx({
emoRange:"#comments p, div.emoWrap",
putEmoAbove:"iframe#comment-editor",
topText:"Kodunu görüntülemek için tıklayın!",
emoMessage:"Daha sonra CTRL+C tuşu ile kopyalayın ve sonrasında yorum bölümüne CTRL+V ile yapıştırın..Veya mausenin sağ tuşları ilede Kopyala / Yapıştır yapabilirsiniz.."
})
});
//]]>
</script>
</b:if>
<b:if cond='data:blog.pageType == &quot;static_page&quot;'>
<script type='text/javascript'>
//<![CDATA[
jQuery(document).ready(function () {emoticonx({
emoRange:"#comments p, div.emoWrap",
putEmoAbove:"iframe#comment-editor",
topText:"Kodunu görüntülemek için tıklayın!",
emoMessage:"Daha sonra CTRL+C tuşu ile kopyalayın ve sonrasında yorum bölümüne CTRL+V ile yapıştırın..Veya mausenin sağ tuşları ilede Kopyala / Yapıştır yapabilirsiniz.."
})
});
//]]>
</script>
</b:if>

Etiketler: , , ,

30 Temmuz 2013

Aziz Yıldırım ifade verdi

aziz yıldırım

Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, 'görevli hakime hakaret' ettiği gerekçesiyle hakkında başlatılan soruşturma kapsamında ifade verdi.

 Kartal'daki Anadolu Adalet Sarayı'na avukatı Abdurrahim Erol ile gelerek Basın Savcısı Sıddık İlgar'a yaklaşık 1 saat ifade veren Yıldırım'ın suç işleme kastıyla hareket etmeden basın toplantısında konuşma yaptığını beyan ettiği öğrenildi. 27 Haziran tarihinde düzenlediği basın toplantısında görevli hakime rüşvet iddiasında bulunmadığını belirten Yıldırım, "Ben hakime hakaret etme kastında değildim, hakarette de bulunmadım. Hakkımda verilen tedbir kararını eleştirmek için hukuken yanlış olan bir karar hakkında konuştum. 15 yıllık Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı olarak 'kötü şöhretli' birisiymiş gibi lanse edilmek beni ve milyonlarca Fenerbahçe taraftarını derinden yaraladı" şeklinde konuştuğu öğrenildi.

Soruşturma kapsamında Aziz Yıldırım hakkında tedbir kararını veren Anadolu 5. Asliye Hukuk Mahkemesi hakimi Dilek Gökkoyun ile Fenerbahçe Spor Kulübü eski asbaşkanı ve yüksek divan kurulu Recep Özcan'ın şikayetçi olduğu belirtildi.

TOPLANTI SONRASI SORUŞTURMA


Aziz Yıldırım, Şekip Monsturoğlu ve İlhan Ekşioğlu hakkında Anadolu Adalet Sarayı 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin kulüp yöneticilikleri görevine ihtiyati tedbir kararı koyması ve UEFA Disiplin Kurulu tarafından da Fenerbahçe Spor Kulübü'yle ilgili ceza kararının açıklanmasının ardından Yıldırım, 27 Haziran 2013 tarihinde bir basın toplantısı düzenlemişti.
Fenerbahçe Futbol A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı sıfatıyla kameralar karşısına geçen Yıldırım, hukuki süreç, mahkemeler, hakimler ve davalarla ilgili açıklamalarda bulunmuştu.

Kaynak Hürriyet.com

 

Etiketler: , , ,

Beşiktaş'ın yeni sezon gri forması

Beşiktaş'ta yeni sezon gri forma satışa çıkıyor. Siyah - beyazlı ekibin 2013-2014 sezonunda giyeceği adidas imzalı gri forma, Kartal Yuvası ve adidas mağazalarında yarın satışa çıkacak.
Kulübün kuruluşunun 110. yılı nedeniyle özel bir anlam taşıyan adidas Gri Forma, yarın satışa sunulacak. Modern bir çizgide koyu griden açık griye degrade renk geçişiyle tasarlanan adidas gri forma, dünü ve bugünü birleştiren detayları ile Beşiktaş Jimnastik Kulübü'nün 110. yılına ayrı bir anlam katıyor.
110. yıla özel, Beşiktaş JK arması formanın sol üst bölümünde, taraftarın kalbinde konumlanıyor. Ayrıca 110 yıllık tarihinde yer almış üç logo bütünleşik biçimde, formanın sırt iç ense bölümünde taraftarı karşılıyor.

GRİ FORMALAR ADİDAS'IN EN YENİLİKÇİ TEKNOLOJİLERİYLE HAZIRLANDI

Yeni adidas Gri Formalar, adidas'ın en ileri, yenilikçi teknolojileriyle hazırlandı. Formalarda yer alan adidas'ın ClimaCool® teknolojisi sayesinde vücudun en çok ısınan bölgeleri tespit edilerek özel tasarlanmış havalandırma kanalları ile iç ve dış hava akımı oluşturuluyor. Böylece vücudun kuru ve serin kalması sağlanıyor. Bu da futbolcuların vücut ısılarını 90 dakika boyunca ideal seviyede tutarak, dayanıklılıklarını artırıyor.

adidas formalarda kullanılan FORMOTIONTM teknolojisi ise, sunduğu özel kıvrım ve kesimlerle sporcuların doğal hareketlerini destekliyor ve performansı artırıyor.

adidas Gri Forma, 110 TL'lik satış fiyatıyla yarın tüm Kartal Yuvası mağazaları ve adidas yetkili satış noktalarında taraftarın beğenisine sunulacak.

Etiketler: , , ,

Uykusuzsanız sebebi Ay

ay
Ay’ın Dünya çevresindeki hareketleri uyku sistemimizi ve biyolojik davranışlarımızı etkiliyor.
Dolunay zamanında kötü bir uyku geçirdiğini belirten birçok insanın bu şikayetlerinde haklı olduğunu anlaşıldı.
Current biology dergisinde dün yayımlanan araştırmaya göre, insanlar medeniyetin sağladığı tüm konfora rağmen Ay’ın jeofiziksel etkilerinden uzak kalamıyor.
İsviçre’nin Basel Üniversitesi’ne bağlı Psikiyatr Hastanesi’nden Christian Cajochen, “Ay döngüleri insanların uykusunu etkiliyor… Bu, insanlar Ay’ı görmese veya Ay’ın safhalarından haberdar olmasa bile geçerli” dedi.
BİYOLOJİK DAVRANIŞLARI ETKİLİYOR
Yapılan araştırmada, bilim insanları 33 deneği iki gruba ayırdı ve laboratuvar ortamında uyurken gözlemledi. Uyku esnasında deneklerin beyin faaliyetleri, göz hareketleri ve hormon salgıları incelendi.
Veriler, Dolunay esnasında uykuya bağlı olan beyin faaliyetinin yüzde 30 azaldığını ortaya koydu. Ayrıca, Dolunay zamanında uykuya dalmak için ortalama 5 dakika daha fazla zaman geçmesi gerekirken, uyku süresi de 20 dakika kısaldı.
Dolunay esnasında uykuları daha hafif olan deneklerin, uyku-uyanıklık döngüsünü düzenleyen melatonin hormonunu da daha az salgıladıkları tespit edildi.
Araştırmacılar, “Yüksek denetimli laboratuvar şartları altında elde edilen ölçümler, Ay ritimlerinin uyku yapısını etkileyebileceğine dair ilk güvenilir bulguları sundu” ifadesini kullandı.
ANATOMİK ETKİLERİ ARAŞTIRILACAK
Cajoche, ‘Ay’ın uyku üzerindeki etkisinin, birçok hayvanda da olduğu gibi geçmişte insanların üreme gibi biyolojik özelliklerini etkileme özelliğinden kalan bir uzantı olabileceğini’ belirtti.
Bilim insanları, Ay’ın insan anatomisi ve moleküler ile sinirsel yapısı üzerindeki etkilerini daha iyi anlayarak, diğer davranışlarımız üzerinde de nasıl etkileri olabileceğini anlayabileceklerine dikkat çekti.
Kaynak:GerçekGündem

Etiketler: , ,

27 Temmuz 2013

Blogger sidebar da yazar hakkında bilgi eklentisi

yazar
blogger siteniz için yazar hakkında eklentisi sidebarda güzel  bir görüntü veriyo bunu bi arkadaştan almıştım kullanmak istiyenler olur diye paylaşmaya  karar verdim :) önce html genişletip css ekliyoruz düzenlemeniz gereken yerleri kendinize göre düzenlersiniz artık :)
.sidebarblok{border:1px solid #ebebeb; background-image:url(http://s22.postimg.org/ag2vxmfm5/seffaf.png); background-repeat:repeat; padding:5px; margin:0 0 15px 0; position:relative;}
.sidebaricerik{ background:#fff; border:1px solid #f0f0f0; padding:3px 7px; min-height:100px;  }
.sidebaricerik-2{  padding:3px 7px 35px 7px !important;   }
.sidebaricerik-3{padding:4px 0 4px 0;}

.sidebarbaslik{ font-size:14px; border-bottom:1px solid #ebebeb; padding:7px 0 9px 0px; }	
.sidebarbaslik span{border-bottom:1px solid #177a8e; padding:0 0 9px 0;}
				

								
.social-box{ width:147px; height:55px; float:left; margin:4px 0;  border-top:3px; border-top-style:solid;}	
.fb-box{ border-top-color:#8098c2;}
.tw-box{  border-top-color:#26bdef; margin-left:8px;}
.rss-box{ border-top-color:#ffb54d; width:302px; height:55px;}
				
.social-box p{ color:#fff; font-size:13px;}
				
				
.twitterblok{ background:url(http://s24.postimg.org/wlqmbcabl/twitter.jpg) top center repeat-x #fff; font-size:11px !important;}
.facebookblok{ background:url(http://s7.postimg.org/uk0cefzev/facebook.jpg) top center repeat-x #fff; font-size:11px !important;}
.sontweet{ font-size:11px; line-height:19px; margin:10px 0 5px 0;}
.fb-facepile{ border:none !important; margin:10px 0 25px 0;} 
				
						
				
.twitter-btn {
	background: #09acec url(http://s10.postimg.org/6rqh2f7p1/noise.png) repeat;
	background: -moz-linear-gradient(top, #09acec 0%, #07a2df 100%);
	background: -webkit-gradient(linear, 0% 0%, 0% 100%, from(#09acec), to(#07a2df));
	border:1px solid #0290c8;
	color: #fff;
	font-size:11px;
	height:27px; line-height:27px; 
	text-align: center;
	text-shadow: none !important;
	width: 100px;
	margin:-34px 0 0 190px;
		-moz-box-shadow: inset 0 1px 0 0 #39c5fc;
	-webkit-box-shadow: inset 0 1px 0 0 #39c5fc;
} 
.twitter-btn:hover{ background:#069cd7; cursor:pointer;}
	 
	
.fb-btn {
	background: #6e86bd url(http://s10.postimg.org/6rqh2f7p1/noise.png) repeat;
	background: -moz-linear-gradient(top, #6e86bd 0%, #6680b9 100%);
	background: -webkit-gradient(linear, 0% 0%, 0% 100%, from(#6e86bd), to(#6680b9));
	border:1px solid #3f5b98;
	color: #fff;
	font-size:11px;
	height:27px; line-height:27px; 
	text-align: center;
	text-shadow: none !important;
	width: 100px;
	margin:-34px 0 0 190px;
	-moz-box-shadow: inset 0 1px 0 0 #abbbdf;
	-webkit-box-shadow: inset 0 1px 0 0 #abbbdf;
}	
.fb-btn:Hover{ background:#5871a7; cursor:pointer;}
	

.Tolgaca{ margin:5px 0 0 0;}
.Tolgaca img{ width:58px; height:105px; padding:1px; border:1px solid #ebebeb; border-radius:4px; -moz-border-radius:4px; -webkit-border-radius:4px; float:left; margin:2px 10px 0 0; }
.Tolgaca p{font-size:15px; margin:0 0 5px 0;}
.Tolgaca span{ font-size:11px; color:#bebebe; line-height:19px;} 
				
.my-social{ height:45px; line-height:45px; background:#f8f8f8; text-shadow:1px 1px 1px #fff; border-top:1px solid #f3f3f3; margin:10px 0 -2px -6px; width:314px;}
.socials{ width:26px; height:24px; background-repeat:no-repeat; background-position:0 -25px; float:left; margin:9px 0 0 6px; border:1px solid #ececec; -webkit-transition: .2s ease-in-out; -moz-transition: .2s ease-in-out; transition: .2s ease-in-out;}
.socials:hover{ background-position:0 0;}
.tw-social{ background-image:url(http://s24.postimg.org/wlqmbcabl/twitter.jpg);}
.fb-social{ background-image:url(http://s7.postimg.org/uk0cefzev/facebook.jpg);}
.mail-social{ background-image:url(http://s21.postimg.org/bklgn185v/email.jpg);}
.rss-social{ background-image:url(http://s10.postimg.org/nfv938d6d/rss.jpg);}
					
.my-social input[type=text] { outline:  none;  -webkit-border-radius: 3px; -moz-border-radius: 3px; border-radius: 3px;   border:1px solid #ececec; font-size:11px; -webkit-transition: .3s ease-in-out; -moz-transition: .3s ease-in-out; transition: .3s ease-in-out; padding:5px 5px 5px 10px; font-size:11px; color:#999; width:140px; margin:9px 10px 5px 0px !important;  float:right; }	
				


daha sonra html/javascript olarak aşağıdaki kodu ekliyorz


Tolga GönüL
Tolga GönüL
Webmasterlığa Merak Sarmış Birisi..Kişisel Olarak Wordpress ve Bloggere yoğunlaşmış Kendi bilgilerim ve topladığım bilgileri paylaşmaktan zevk alan birisi olarak Sizlere Hizmet Vermekteyiz.. ve Bunun Yanında Fanatik Bir Beşiktaşlı olduğumu Belirtmek isterim :)


Etiketler: , , ,

blogger Kod kutusu

kod
blogger de  bazı kodlar paylaşırken kodları kutu içine almak için kod arıyodum bu eklentiyi gördüm gerçekten çok güzel bir  :) bunu sizinle paylaşmak istedim öncelikle ]]></b:skin> burdaki kodu buluyoruz ve hemen üstüne aşağıdaki kodu ekliyorus örneğini burdan göre bilirsiniz.

Demo
 
 /*Tema Vanila untuk Postingan Blogger by: Oto Website */
pre {
background-color:white;
background-image:-webkit-linear-gradient(top, #f5f5f5 50%, white 50%);
background-image:-moz-linear-gradient(top, #f5f5f5 50%, white 50%);
background-image:-ms-linear-gradient(top, #f5f5f5 50%, white 50%);
background-image:-o-linear-gradient(top, #f5f5f5 50%, white 50%);
background-image:linear-gradient(top, #f5f5f5 50%, white 50%);
-webkit-background-size:30px 30px;
-moz-background-size:30px 30px;
-ms-background-size:30px 30px;
-o-background-size:30px 30px;
background-size:30px 30px;
background-repeat:repeat;
font:bold 12px/15px "Inconsolata","Monaco","Consolas","Andale Mono","Bitstream Vera Sans Mono","Courier New",Courier,monospace;
color:#333;
border:2px solid #666;-moz-border-radius: 5px;
-webkit-border-radius: 5px;
-khtml-border-radius: 5px;
border-radius: 5px;
position:relative;
padding:0 7px;
margin:10px 5px;
overflow:auto;
word-wrap:normal;
white-space:pre;
-webkit-box-shadow:0 1px 2px rgba(0,0,0,0.2);
-moz-box-shadow:0 1px 2px rgba(0,0,0,0.2);
box-shadow:0 1px 2px rgba(0,0,0,0.2);
position:relative;
}
pre[data-codetype] {
padding:29px 1em 7px 1em;
}
pre[data-codetype]:before {
content:attr(data-codetype);
display:block;
position:absolute;
top:0;
right:0;
left:0;
background-color:#666;
padding:0 7px;
font:bold 11px/20px Arial,Sans-Serif;
color:white;
}
pre[data-codetype="HTML"] {border-color:#0B7E88;color:#08464B;}
pre[data-codetype="CSS"] {border-color:#7B990C;color:#4B5D08;}
pre[data-codetype="JavaScript"] {border-color:#545448;color:#1F2E24;}
pre[data-codetype="JQuery"] {border-color:#395540;color:#2E2E27;}
pre[data-codetype="PHP"] {border-color:#FF9900;color:#865003;}
pre[data-codetype="XML"] {border-color:#FF0C39;color:#790015;}
pre[data-codetype="HTML"]:before {background-color:#0B7E88;}
pre[data-codetype="CSS"]:before {background-color:#7B990C;}
pre[data-codetype="JavaScript"]:before {background-color:#545448;}
pre[data-codetype="JQuery"]:before {background-color:#395540;}
pre[data-codetype="PHP"]:before {background-color:#FF9900;}
pre[data-codetype="XML"]:before {background-color:#FF0C39;
}

kodları eklemek için şu kodları kullanıyoruz

HTML
<pre data-codetype="HTML">HTML kodları Buraya</pre>

CSS
<pre data-codetype="CSS">CSS Kodları Buraya</pre>

Javascript
 <pre data-codetype="JavaScript">JavaScript Kodları Buraya</pre>

 Jquery
<pre data-codetype="JQuery">JQuery Kodları Buraya</pre>

PHP
<pre data-codetype="PHP">PHP Kodları Buraya</pre>

XML
<pre data-codetype="XML">XML Kodları Buraya</pre>

Etiketler: , , ,

Blogger katagorileri yan yana sıralama

katagori
bugun katagori kısımları nasıl yan yana sıralanır onu gösterices bu bazı temalarda olmadığı için bilinmesi gereken bir kod olduğunu düşündüğüm için paylaşmak istedim yapmamız gereken çok basit öncelikle
]]>< /b:skin >ve daha sonra hemen üstüne aşağıdaki kodu ekliyoruz ve kaydediyoruz hepsi bu kadar kısacık bir kod :)


#LinkList1 ul li{float: left;width: 45%;}
#Label1 ul li{float: left;width: 45%;}

Etiketler: , , ,

26 Temmuz 2013

Blogger Benzer Yazılar Eklentisi

benzer
blogger siteniz için benzer yazılar eklentisi her blog  için gerekli olan bir eklenti diğerlerinden farklı yan yana sıralanmış şekilde çokta şık duruyo :) bu tarzda çok eklenti kullanmıştım en  son bunda karar kıldım mail den bu kodu paylaşmam için baya ısrar görünce paylaşma gereksinimde bulundum  umarım işinize yarar

Bir sorunla karşılaşırsanız yorum bölümünden sorabilirsiniz.

 öncelikle ]]></b:skin> kodu bulup hemen üstüne aşağıdaki kodları ekliyelim 

#related-posts { float : left; width : 540px; margin-top:20px; margin-left : 5px; margin-bottom:20px; font : 11px Verdana; }
#related-posts h2 { font-size : 20px; font-weight : normal; margin : 5px 7px 0; padding : 0 0 5px; }
#related-posts a { text-decoration : none; }
#related-posts a:hover { text-decoration : none; }
#related-posts ul{padding:5px; margin:0px; width:550px}
#related-posts ul li{padding:3px 0px 3px 0px; margin:0px; float:left; width:270px; list-style-position:inside; list-style-image:url('https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiKY4pZkRIpUUgwahFNSmHXrFk9DqiYYa0aSMZ49DqhLrqO2dMwO-6JYy-ydIBTdW78bnpiJbweGNsB_6rtlT_JUiVVQVbLTiQTa8pVBmTZJELDVydSu5XPNtQXtE67Of8aaCvYbGFLeBA/'); list-style-type:none; overflow:hidden; height:16px;}

Daha sonra div class='post-footer kodunu aratıyoruz ve hemen altına aşağıdaki kodu ekliyoruz

 
<b:if cond="data:blog.pageType == &quot;item&quot;"><div id="related-posts">
<span style="font-family: Arial; font-size: small;"><b>Benzer yazılar : </b></span><span style="color: white;"><b:loop values="data:post.labels" var="label"><data:label .name=""><b:if cond="data:label.isLast != &quot;true&quot;">,</b:if><b:if cond="data:blog.pageType == &quot;item&quot;"><script alt="json-in-script&amp;callback=related_results_labels&amp;max-results=5" data:label.name="" default="" expr:src="" feeds="" posts="" type="text/javascript"></b:if></b:loop> </font><script type='text/javascript'> removeRelatedDuplicates(); printRelatedLabels();</script></b:if></data:label></b:loop></span></div>
</b:if>


en son olarak </head> kodunun üstüne de aşağıdaki kodları ekliyoruz

 
<script src="http://yourjavascript.com/93119162210/benzer.js" type="text/javascript"></script>

Etiketler: , , ,

25 Temmuz 2013

Gmail reklamlarından kurtulmanın yolu!

gmail

Gmail'in yeni sekmeli görünümü, reklamlarla beraber geldi; ancak onları kapatmanın bir yolu var!

 

Google, Gmail'e uyguladığı yeni sekmeli görünümle beraber bize "reklam e-postaları" da göstermeye başladı. Bu e-postalar, her ne kadar "Tanıtımlar" sekmesi altında görüntülense de bazılarımız onları normal e-postalarla karıştırabiliyor.
Tanıtımlar sekmesinde gösterilen e-postalar sizin de canınızı sıkıyorsa, onları kapatmanız mümkün. Bunun için aşağıdaki adımları izlemeniz yeterli:
1. Gmail'de sağ üstteki çark simgesine tıklayın ve Ayarlar'ı açın.
2. "Gelen Kutusu" sekmesine tıklayın.
3. "Tanıtımlar" sekmesinin işaretini kaldırın ve alt taraftaki "Değişiklikleri Kaydet" düğmesine tıklayın.
Tanıtımlar sekmesini tamamen kaldırmak istemiyorsanız yapabileceğiniz çok fazla şey yok. Dilerseniz aynı ekran "Birincil" dışındaki tüm seçeneklerin işaretini kaldırarak sekmeleri tamamen kapatabilirsiniz.

Kaynak CHİP Online

Etiketler: , ,

23 Temmuz 2013

Tasarım Değişikliği

temamız
merhaba arkadaşlar bildiğiniz üzere bir tema editlemiştik sercih v1 önceden yeşil bi tasarım yapmıştık  burdan bakabilirsiniz. sonra bide mavisini yapalım dedik ve aynı temayı birazdaha düzenleyip şu anki hale getirdik mavi güzel bir tema oldu temada değiştirdiğimiz yerler

üst menü tekrar değişti biraz daha renklendirdik
popüler yayınlar alanını değiştirdik  incelerseniz
header alanını değiştirdik sadece bi resim eklendi :) ama güzel oldu
alt footer alanına  yine aynı resmi ekledik mavi ve siyah uyumu güzel oldu :)
post title alanına hover etkisi ekledik renk değişiyo değişik oldu
son konular kısmıda aynı şekilde renklendirildi
logo muzu değiştirdik

sizlerinde  yorumlarınızı bekliyorum  arkadaşlar.

Etiketler: ,

Firefox OS 1.1 ve fazlası!

firefox

Nadir bulunan bu ceplere sahip olan kullanıcılar, henüz gelen bu güncellemeye çok sevinecekler!

 

Geeksphone gibi Mozilla OS ile çalışan nadir ceplerden birine sahipseniz, sizi sevindirecek yeniliklerle gelen bir güncelleme mevcut.
Keon ve Peak ceplerinin sahipleri, cebin açılış süresini hızlandıran, belirli sorunları ortadan kaldıran, navigasyon ve ekranda bazı küçük geliştirmeler sunan Firefox 1.1'i "elle" yükleyebiliyorlar. Konu hakkında daha fazla bilgiye bu adresten ulaşılabiliyor.

Mozilla'dan "agresif" Firefox OS planı

Bu arada Mozilla, yeni sürüm stratejilerini gözden geçirerek donanım ortaklarına yılın her çeyreğinde yeni bir sürüm yayınlayacağı yeni bir strateji belirledi. Buna göre önceki her iki sürüm için 6 haftada bir güvenlik güncellemeleri de yayınlanacak.
Alex Keybl, bunun bildiği "en agresif mobil işletim sistemi yayınlama stratejisi" olduğunu söylüyor. Keybl yine de planın "bazı ince ayarlamalar gerektirebileceğini" itiraf ediyor.
Kısacası Mozilla, web tarayıcısı Firefox'ta uyguladığı hızlı yayınlama stratejisini mobil işletim sisteminde de yerine getirmek istiyor. Şirket, yaklaşık her 1.5 ayda bir masaüstü ve Android için yeni Firefox sürümleri yayınlıyor.


Etiketler: , ,

22 Temmuz 2013

Çanakkale Savaşında yaşanan ilginç olaylar

canakkale
Çanakkale Savaşında yaşanmış ilginç olaylar mucizeler nelerdir ?

 BULUTUN KORUMASI
Bir İngiliz Alayının bulutların içinde kayboluşu biçimindedir. Olay şu şekilde anlatılmaktadır;
” O gün Kraliyet Alayı taze kuvvetlerle bu saldırıda görev aldı. Sağ cenahta yer alan bu alay, daha az bir mukavemetle karşılaştığı için hızla ilerlemeye başlamıştı. Alay, Azmak Deresi’ nin kuru yatağını geçmiş, Kayacık Ağrılı mevkiinden Damakçı Bayırı’na doğru yürüyordu. Karşılarında küçük bir tepe vardı. Tepenin üzerinde garip, soluk renkte bir bulut durmaktaydı.alay, sol taraftaki Ağıl Dere’ ye inmeden tepeye doğru ilerledi ve bulutun içine girip kayboldular. Yâni alanda askerlerin Mestan Tepe’ den şaşkın bakışları arasında 7-8 değişik bulutla daha birleşerek Trakya istikametine doğru uçup gittiler. Orada bulunan 267 İngiliz askerinden hiçbirinin izine bir daha rastlanamamıştır.”
************
NUSRET MAYIN GEMİSİNİN KURTULMASI
Nusret Mayın Gemisi Çanakkale savaşına noktayı koyacak olan görevine çıktığı gece Karanlık Liman ile Seddülbahir arasındaki mayınları toplayıp yerini değiştirirken O”nu koruyan Anadolu Feneri de bir İngiliz Gemisi üzerine projektörleri dikmiş ve gemiyi takibe almıştı. Fakat birden Anadolu Feneri arıza yaptı. Nusret Mayın Gemisi telaşla ışıklarını söndürdü. İngiliz gemisi bu sefer kendi projektörleriyle denizi taramaya başladı. Geçen dakikalar içinde Nusret Mayın Gemisi tam yakalanacağı anda birden Anadolu Feneri tekrar çalışmaya başladı. İngiliz gemisinin projektörleri üzerine kendi projektörlerini dikti ve iki ışık arasında kalan Nusret muhakkak bir hezimetten kurtuldu. Görevini yerine getirip geri döndüğünde bu heyecana kalbi dayanamayan gemi kaptanı ,Hakkı Bey’ in naşını da karaya çıkardı. Anadolu Feneri’ nin hiçbir tamirat yapılmadan kendiliğinden çalıştığını öğrenen gemi komutanı Nazmi Bey, bu olayın bir mucize olduğunu daha sonraki günlerde yazdığı günlüğünde bildirmektedir
*********
 CONKBAYIRI ÜZERİNDEKİ BULUTLAR :
Çanakkale’ de en çok anlatılan menkibe şudur:
Conkbayırı’ nda kara savaşları sırasında 57 tümen her gün çamaşır değiştirir. Kirlilerini yıkar çalılara asar ve ertesi gün için kurumuş. Sebebi ise eğer şehit olurlarsa Allah’a temiz kıyafetlerle varmaktır. Savaşa çıkmadan önce namazlarını kılar ve ibadet ettikten sonra savaşa başlarlarmış. Maneviyatı kuvvetli bu insanlar Conkbayırı’ ında düşman tarafından kıstırıldıkları anda gökten beyaz-gri bir bulut kümesi 57. Tümenin üzerine inmiş ve bulut yok olduğunda düşman askerleri ne olup bittiğini anlayamamışlar. Zira ortada tek bir Türk askeri bile yokmuş. Gemiden bu olayı seyreden İngiliz Amirali Hamilton daha sonraki savaş anılarında da bu olayı anlatmaktadır
********
Yetiş ya Muhammed Kur-an’ın elden gidiyor!
Çanakkale en zorlu günlerinden birini geçiriyor. Küffar ordusunun askerleri ilk defa karaya ayak basmıştır, ellerindeki üstün silah ve teçhizatla saldırıya geçerler. O zamanlar Osmanlı’nın müttefiki olan Almanya ordusuna mensup bazı subaylar da cephede bulunmaktadır. Şimdi bu subaylardan birine kulak verelim.
Alman Subay Sanders anlatıyor:
Çok dehşetli bir saldırı karşısında kalmıştık. Karaya çıkan İngiliz askerlerini gemiden top atışları ve makineli tüfekler destekliyordu. Bulunduğumuz siperlerden değil hareket etmek, en küçük bir hareket belirtisi bile onlarca mermiyi hemen o hareket noktasına çekiyordu.
Mevzilerden elini kaldıranın eli, miğferini kaldıranın miğferi parçalanıyordu. Böyle bir sağanak altında çaresizlik içinde beklemekten başka bir şey yapamıyorduk.
Bu şekilde ne kadar zaman geçti bilmiyorum. Birden bulunduğum yerden yaklaşık on beş metre uzağımızdan korkunç bir ses geldi. Sesle birlikte bir Türk askeri siperden kalktı, düşmana doğru koşmaya başladı. Hem koşuyor hem kollarını sağa sola sallıyor, hem de sesi çıktığı kadar bağırıyordu. Yanımda bulunan tercümanıma dedim ki:
–Şu koşan asker ne diyor?
–Komutanım! “Yetiş ya Muhammed Kitabın elden gidiyor!” diye bağırıyor.
Böyle bir manzarayı tarih görmemiştir. Asker sanki üzüm toplar gibi düşman mermilerini elleriyle topluyordu. Onu gören diğer askerler de siperlerinden hareketlendi ve o anda çok çetin bir savaş başladı. Kısa zaman sonra karaya çıkan İngiliz birliğinden geriye yerde yatan asker cesetlerinden başka bir şey görünmüyordu.

Etiketler: , ,

Osmanlı Tarihinde Bilinmeyen Küçük Olaylar

-Yeniçeri ocağı kaldırıldığında yeni teşkil edilen Asakir-i Muhammediye’ye, halktan ayırt edilmesi için serpuş yerine başlarına şal sarılmış, silah yerine ellerine birer sopa verilmişti.

-Eskiden gemilerde korsan gözlemek için maymunlar kullanılırdı. İstanbul’da da Tersanekapı karşısında bir sıra maymuncu dükkânı vardı.

-İstanbul’da doğmuş ve yaşamış olan 17. yy.ın kıymetli şairi Cevrî Çelebi ömründe hiçbir deniz nakil vasıtasına binmemiştir.

-19. yy. vezirlerinden Hüsrev Paşa, Müverrih Ata Bey’e sünnetlik hediyesi bir zarflı fincan vermişti. Sonraları sıkıntıya düşen Ata Bey bunu sattı, bedeliyle konağını rehinden çıkardı ve on kişilik ailesiyle hacca gidip geldi.

-Bir zamanlar en büyük gemimiz olan iki bacalı ve dört direkli “Gülcemal” e bu isim, Sultan Reşat tarafından verilmişti. Gülcemal bu padişahın annesinin adı idi.

-Süleymaniye Camii’nin ilk temel taşını büyük din âlimi Şeyhülislam Ebussuut Efendi koymuştur.

-İstiklal Marşı işgal altında bulunan İstanbul’da ilk defa Muallim Ahmet Halit Yaşaroğlu tarafından bastırılmış ve İstanbullulara gizlice dağıtılmıştır. Bu, dört sayfalık ince uzun bir risaledir.

-III. Mehmet, tahta çıkar çıkmaz 19 erkek kardeşini cellâtlara boğdurarak idam ettirmişti. Bunların dördü 15–21 yaş arasında gençlerdi. Öbürleri sabi, bir kısmı da henüz kundak çocuğu idi.

-Mir Zarif isminde bir Hint elçisinin IV. Murat’a getirdiği hediyeler arasında fil kulağından yapılmış ve üzerine gergedan postu kaplanmış ok işlemez bir kalkan vardı. Sultan Murat bu kalkana bir ok attı, ok kalkanı deldi ve padişah bu kalkanı, içine 500 altın koyarak elçiyle geri gönderdi.

-Sümbül çiçeğinin mor renklisinin katmerlisi ilk defa olarak 17. asırda büyük Türk âlimi Kâtip Çelebi tarafından elde edilmiştir.

-Fatih Sultan Mehmet’in doğumunda ve cülusunda bir kuyruklu yıldız görünmüştü. İstanbul’un fethi üzerine papa bu yıldızı “zındık yıldız” olarak aforoz etmişti. Bu yıldızın bilahare Halley yıldızı olduğu anlaşıldı. Balkan Harbi’nde Bulgarlar, Çatalca’ya geldiğinde Halley gene görünmüştü ve o zaman kilise âlimleri “Türklerin uğurlu yıldızı göründü. Bulgarlar geri dönecekler.” demişlerdi ve olaylar da böyle cereyan etti.

-Devlet idaresinde ve kıyafetinde inkılâplar yapan II. Mahmut’u geri fikirli mutaassıplar hiç sevmezdi. Padişahın ölümü için büyüler yapıldı. Bu arada II. Mahmut’a benzeyen bir kuklayı bıçakla boğazından kesen Cezayirli bir adam da yakalandı ve derhal idam edildi.

-Büyük Türk mimarı Sinan’ın ilk eseri Eyüp’te Sadrazam Ayas Paşa’nın açık türbesidir.

-Müverrih Esat Efendi, çok yaşlı olduğu halde, kışa rastlayan bayramlarda, bayram tebriki için kayığına tandır kurdurtur ve gece saraydaki merasime giderdi. Protokole o kadar düşkündü ve kendini unutturmak istemez, bir gün Şeyhülislam olacağını ümit ederek yaşardı.

-Lale Devri’nin en namlı lalecisi Tabak Ata isminde esnaftan fakir bir adamdı. 80 çeşit nefis lale yetiştirmişti ve sarayların bahçelerine soğanlar ondan alınırdı. Bu çiçek yüzünden İstanbul’un en zengin simalarından biri olmuştu.

-Sokullu Mehmet Paşa’nın, Karaağaç Yalısı’nda yanan gayet kıymetli bir inci tespihi vardı. İmamesi zümrüt ve taneleri yakuttu. Devrin kıymetli bir hattatı imamesinden başlayarak bu tespihin üzerine bir Mushaf’ı Şerif yazmıştı.

-16. asrın namlı ok atıcı pehlivanlarından Ahmet Paşa 75 yaşlarında iken bir gün okçular başına gelip ok ısmarlamıştı. Esnaf: “Pehlivan, ihtiyarladın, sana ok ne lazım” dediler. O da atını çarşının kapısına sürdü, kapıdaki zincirlere kollarıyla asıldı ve bacaklarını atının karnına sardı, kollarını sıkınca koca atı havaya kaldırarak: “Bazumda azıcık kuvvetim var gibi” cevabını verdi.

-16. asırda Macaristan’da bir kaya kitlesi üzerinde kartal yuvasına benzeyen Filek Kalesi’ni, Demirbaş Hasan Pehlivan denilen bir kahraman, 40 arkadaşı ile zapt etmişti. Bir gece kalenin bir mazgal deliğine merdiven dayadı, evvela, bu deliği kapayan 80 kantarlık bir topa göğsünü vererek itti, sonra başını koyup ikinci hamlede topu içeriye doğru tamamen attı ve yalın kılıç arkadaşlarıyla kaleye daldı ve kaleyi fethetti.

-Tarihimizde kayıtlı en müthiş oburlardan biri, münevver ve inkılapçı III. Selim’in düşmanlarından Aygır İmam diye meşhur Derviş Efendi isminde bir softadır. Bir seferinde 40 yumurta üstüne iki okka pastırma doğratıp bir pastırmalı yumurta yemiş, fakat koca lengeri sıyırdıktan az sonra dili ağzına sığmayıp ölmüştü.

-17. asırda Unkapanı ve civarını mahveden büyük bir yangında Nalıncı Baba isminde fakir bir adamın ahşap kulübesi, dört tarafı kül olduğu halde mucize kabilinden yanmamış, kurtulmuştur.

-Sultan Aziz, konağına misafir geldiği gün Mısırlı meşhur Prenses Zeynep Hanım, altın bir tepsi içinde 1.000.000 altından fazla değerde olan bütün mücevherlerini bu padişaha hediye olarak takdim etmiş, fakat Abdülaziz tepsiden sadece murassa ciltli bir Kur'an-ı Kerim'i almış ve gerisini sahibine iade etmiştir

Etiketler: , ,

20 Temmuz 2013

Blogger yayın altına Sosyal paylaşım Buttonları

paylas
blogger sitenizdeki konuların altına güzel bir sosyal  paylaş  eklentisi bunu  kendi sitemizdede kullanıyorus örneğini konuların  içine girip baka bilirsiniz. çokta hoş bir görüntü sağlıyo diğerlerinden biraz daha farklı  hemen kodu  verelim öncelikle HTML genişletip  ]]></b:skin> kodunu buluyoruz ve hemen üstüne aşağıdaki kodları ekliyorus

ul#social-ikonzs,ul#social-ikonzs li{list-style:none;padding:0;margin:0}
ul#social-ikonzs li{float:left;position:relative}
#social-ikonzs a{width:32px;height:32px;display:block;margin:0 5px;background-image:url(https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiZL1wvO7Gc6G0_kF9dBM_CpqU8_EgELmAlNZUv_GTOVvUdAE1kHCQWI6SkZUViVEfLYaPWI2lS8iCRq8vDBCFy_SPYMyWnlBBhs9ljIqAJdnbRKhyqlhER_Hl76gzKNA0dL31s0OQxhH0/s1600/sprite+images.png);background-position:0 0;background-repeat:no-repeat}
ul#social-ikonzs li.facebook a{background-position:-32px 0}
ul#social-ikonzs li.twitter a{background-position:-192px 0}
ul#social-ikonzs li.google a{background-position:-64px 0}
ul#social-ikonzs li.stumbleupon a{background-position:-160px 0}
ul#social-ikonzs li.digg a{background-position:0 0}
ul#social-ikonzs li.delicious a{background-position:-224px 0}
ul#social-ikonzs li.linkedin a{background-position:-96px 0}
ul#social-ikonzs li.reddit a{background-position:-128px 0}
ul#social-ikonzs li.technorati a{background-position:-256px 0}
#social-ikonzs strong{display:block;width:auto;padding:8px;position:absolute;background-color:#ee6067;color:white;left:200%;bottom:40px;-webkit-transition:all 0.3s ease 0s;-o-transition:all 0.3s ease 0s;transition:all 0.3s ease 0s;-moz-transition:all 0.3s ease 0s;-khtml-opacity:0;-moz-opacity:0;opacity:0;visibility:hidden}
#social-ikonzs li:hover strong{left:20%;-khtml-opacity:1;-moz-opacity:1;opacity:1;visibility:visible}
.ikonz-social{margin-bottom:30px;padding:0 10px;height:46px;background-color:#fff}
.ikonz-social span{float:left;font-family:"Oswald",arial,sans-serif;font-size:170%;padding:0;margin:12px 0 0}
ul#social-ikonzs{float:left;margin:7px 0 0}
.post-body a{color:#ee6067}
.post-body a:hover{color:black}
.bwh-title{overflow:hidden}
@media only screen and (max-width:959px){
  .ikonz-social span{font-size:150%}
  #social-ikonzs a{margin:0 2px}
}
@media only screen and (max-width:767px){
  #social-ikonzs a{margin:0}
  .pager-isi h6{font-size:120%}
  .post h1.post-title {font-size: 200%;}
  .pager-isi h5{font-size:110%}
  .post-body img{max-width:100%}
}
@media only screen and (max-width:479px){
  #social-ikonzs a{margin:0 2px;width:25px;height:25px}
  .ikonz-social span{display:none}
  .pager-isi a{padding:10px 20px}
  .pager-isi h6{font-size:110%}
  .pager-isi h5{font-size:105}
}
Ve son olarak tekrar html bölümünde bu sefer data:post.body kodunu arattırıp buluyorus ve hemen altına aşağıdaki kodları ekliyoruz
<div class="ikonz-social">
Hemen Paylas : 
<br />
<ul class="social-ikonz" id="social-ikonzs">
<li class="facebook">
<a expr:href="&quot;http://www.facebook.com/share.php?v=4&amp;src=bm&amp;u=&quot; + data:post.url + &quot;&amp;t=&quot; + data:post.title" href="http://draft.blogger.com/null" onclick="window.open(this.href,&quot;sharer&quot;,&quot;toolbar=0,status=0,width=626,height=436&quot;); return false;" rel="nofollow" title="Share this on Facebook"><b>Facebook</b></a>
</li>
<li class="twitter">
<a expr:href="&quot;http://twitter.com/home?status=&quot; + data:post.title + &quot; -- &quot; + data:post.url" href="http://draft.blogger.com/null" rel="nofollow" title="Tweet This!"><b>Twitter</b></a>
</li>
<li class="google">
<a expr:href="&quot;https://plus.google.com/share?url=&quot; + data:post.url" href="http://draft.blogger.com/null" onclick="javascript:window.open(this.href,   &quot;&quot;, &quot;menubar=no,toolbar=no,resizable=yes,scrollbars=yes,height=600,width=600&quot;);return false;" rel="nofollow" title="Share this on Google+"><b>Google+</b></a>
</li>
<li class="stumbleupon">
<a expr:href="&quot;http://www.stumbleupon.com/submit?url=&quot; + data:post.url + &quot;&amp;title=&quot; + data:post.title" href="http://draft.blogger.com/null" rel="nofollow" title="Stumble upon something good? Share it on StumbleUpon"><b>StumbleUpon</b></a>
</li>
<li class="digg">
<a expr:href="&quot;http://digg.com/submit?phase=2&amp;url=&quot; + data:post.url + &quot;&amp;title=&quot; + data:post.title" href="http://draft.blogger.com/null" rel="nofollow" title="Digg this!"><b>Digg</b></a>
</li>
<li class="delicious">
<a expr:href="&quot;http://delicious.com/post?url=&quot; + data:post.url + &quot;&amp;title=&quot; + data:post.title" href="http://draft.blogger.com/null" rel="nofollow" title="Share this on del.icio.us"><b>Delicious</b></a>
</li>
<li class="linkedin">
<a expr:href="&quot;http://www.linkedin.com/shareArticle?mini=true&amp;url=&quot; + data:post.url + &quot;&amp;title=&quot; + data:post.title + &quot;&amp;summary=&amp;source=&quot;" href="http://draft.blogger.com/null" rel="nofollow" title="Share this on LinkedIn"><b>LinkedIn</b></a>
</li>
<li class="reddit">
<a expr:href="&quot;http://reddit.com/submit?url=&quot; + data:post.url + &quot;&amp;title=&quot; + data:post.title" href="http://draft.blogger.com/null" rel="nofollow" title="Share this on Reddit"><b>Reddit</b></a>
</li>
<li class="technorati">
<a expr:href="&quot;http://technorati.com/faves?add=&quot; + data:post.url" href="http://draft.blogger.com/null" rel="nofollow" title="Share this on Technorati"><b>Technorati</b></a>
</li>
</ul>
</div>

Etiketler: , , ,

18 Temmuz 2013

Samsung'un Süpriz Android Telefonu !!

android telefon

Samsung, sayısız Android cebine bir yenisini daha ekliyor. Ama bu seferki, diğerlerinden çok farklı!

90'lı yılların sonunda ve 2000'lerin başında, sevilen sinema filmi Matrix'in de katkıları sayesinde, kapaklı, katlanabilir telefonlar çok popüler olmuştu. Ancak, dokunmatik ekran teknolojisinin ortaya çıkışından sonra katlanır kapaklı telefonlar anlamını yitirdi ve piyasadan birbir silindiler.
Şu anda Android ile çalışan katlanır kapaklı bir iki model telefon bulunsa da bu modeller pek popüler ve işlevsel değiller. Ancak Samsung bu eski karizmatik cihazları özleyenler için hem nostaljik, hem de işlevsel bir Android telefon yaratmaya karar verdi.
Ağustos'ta piyasaya çıkacak telefonda 480x800 WVGA ekran yer alacak ve telefon çift çekirdikli Snapdragon S4 SoC işlemcisi ile çalışacak. Android 4.2.2 (Jelly Bean) sistemiyle çalışacak telefon LTE uyumlu olacak. Elbette Galaxy serisinin gelişmiş arayüzlerine ve kullanıcı dostu uygulamalarına da sahip olacak telefon, geçmişi özleyen ve telefonu kapağından açmayı sevenleri çok mutlu edecek gibi görünüyor. Samsung cihazı şimdilik anayurdu Güney Kore'de piyasaya sürecek ancak talep olursa tüm dünyaya ihraç edecek.

kaynak CHİP online

 

Etiketler: , ,

Nazilerin Bilinmeyen Uzay Programı

nazi
Nazilerin Bilinmeyen Uzay Programı
Bilim kurgu meraklıları ve komplo teorisyenleri, bir zamanlar yerçekimine karşı koyabilen teknoloji üzerinde çalışmalar yaptıkları bilinen Nazilerin, bir gün göklerden devasa uzay araçlarıyla geri geleceğine dair teoriler öne sürüyor. Peki, böyle bir ihtimal gerçekten söz konusu olabilir mi?
Nazilerin bir uzay programı yürüttüğü ve dev UFO’larla ilk önce Antarktika, ardından da uzaya gittikleri yönündeki iddialar, İkinci Dünya Savaşı’nın hemen ardından tartışılmaya başlanmıştı. ABD’nin 20’inci yüzyıldaki önemli bilim kurgu yazarlarından Robert. A. Heinlein, 1947’de yazdığı kitabında, Nazilerin Ay’da üssü olduğu düşüncesini ortaya atmıştı.

Üzerinde gamalı haç sembolü taşıyan Nazi UFO’larının göklerde dolaştığı Finlandiya yapımı “Iron Sky” filminin bu yıl gösterime girecek olması, Nazilerin “çok gizli” uzay programı hakkındaki tartışmaları yeniden gündeme getirdi.
ABD’nin başkenti Washington’daki Smithsonian Uzay Tarihi Müzesi yetkilisi Michael Neufeld, Nazilerin bir uzay programına hiçbir zaman başlamadığını savunuyor. Neufeld, “Bu yanlış anlamadan kaynaklanan bir durum… İnsanlar bir roket programıyla, bir uzay programını aynı tutuyor. Nazilerin roket programı sadece silah üretmeye yönelikti. Almanların amacı ilk olarak V-2 roketlerini, uzun dönemde ise daha büyük ve menzili daha uzun roketler üretmekti” dedi.
VON BRAUN’UN HAYALİ FARKLIYDI
Nazi İmparatorluğu, var olduğu 1933 ile 1945 yılları arasında savaş alanında kullanmak için çok büyük askeri projeler başlattı. Almanların silah teknolojisine bu kadar odaklanmış olması, bilimsel çalışmaların ne boyutta olduğunun anlaşılmasını zorlaştırdı.
Almanlar, Wernher von Braun gibi çok değerli bilim insanlarına sahipti. Ancak uzay keşfine kafayı takmış olan von Braun’un dehası her zaman daha güçlü bir roket geliştirilmesi için kullanıldı.
Von Braun’un biyografisini yazan Bob Ward, “Alman bilim insanları, roket programını, bir uzay programıyla devam ettirmek istiyordu… Nihayetinde bir uzay programının olacağını düşünüyorlardı ancak buna imkan oluşması için ilk önce askeri programlar yürütülmeliydi… Almanlar’ın güç yapısında bir uzay programına yönelik planlar yapıldığını zannetmiyorum” dedi.
ALMANLAR’IN UZAY YOLCULUĞU HAYALİ
Almanların uzay programına olan ilgisi Nazi iktidarının öncesindeki yıllarda, 1920’li ve 30’lu yıllarda çoktan başlamıştı. Adolf Hitler’i Almanya’nın lideri olma yolunda her zaman destekleyen ve Nazi partisinin kurulduğu günden itibaren arkasında olan Thule teşkilatı, elektro manyetik yerçekimi motorları geliştirmeye çalışıyordu.
Yerçekimine karşı koyabilen uzay araçları ilk olarak 1935 yılında Hauneburg kasabasında test edildi. Ünlü Alman fizikçi ve mühendis Hermann Oberth’in, uzayda yolculuğun gerçekleştirilebileceğini öne sürdüğü yıllarda, Almanlar Haunebu adını verdikleri uzay araçlarının projesini hayata geçirmişti bile.
Almanların tutsak ettiği Avusturyalı deha  Viktor Schauberger, 1939’da Haunebu–1 uçan dairesinin yerden yükselmesini sağlayan kişi oldu.  Ancak ilerleyen yıllarda savaşın gidişatının değişmesi ve düşmanı durdurmak için V-2 gibi büyük silahlara ihtiyaç duyulması, Schauberger’in çalışmalarını arka planda bıraktı.
Neufeld, “Naziler yönetime geldiğinde tüm kaynaklarını füze teknolojisine aktarmaya başladı” ifadesini kullandı.  Savaşın kaybedilmesiyle de, suyun sihirbazı olarak bilinen bilim insanının çalışmaları müttefiklerin eline geçti.
naziler
İYİ VE KÖTÜ NAZİLER
İkinci Dünya Savaşı’nın kaybedilmesinin ardından, Alman bilim insanları ABD ve Sovyetlerin uzay programlarına öncülük eden isimler oldular. Karizmatik von Braun, NASA’nın itici gücü haline gelirken, Almanların uzay programı hakkındaki efsanelerin de canlı kalmasını sağladı.
Neufeld, “von Braun ve yanındaki bazı önemli isimler, Nazi yönetimi altında çalışırken aslında kafalarında yatan asıl konunun uzay olduğuna dair yanlış bir izlenimin yayılmasına neden oldular… Birçoğu silah projelerini açıkça destekledi, hatta bazıları çok hırslı Nazilerdi. Ancak savaşın ardından eski kimliklerinden uzaklaştılar” dedi.
Alman bilim insanlarının gerçekte neyi savunduğu, müttefikler arasında onların “iyi ve kötü Naziler” olarak ayrılmalarına neden oldu. Von Braun ve arkadaşları ilk gruba girerken, SS birliğinin komutanı Heinrich Himmler ve Auschwitz toplama kampında yaptığı deneylerle bilinen SS komutanı Josef Mengele, ikinci gruba giriyordu.
Neufeld, “von Braun bir uzay tutkunuydu… Uzay onun umursadığı tek şeydi. Aynı zamanda sağcı bir milliyetçi ve Nazilere sempatisi olan bir insandı. Kısaca silah üretmek onun için bir çelişki değildi. Hem savaşa hem de uzay keşfine hizmet edecek roketler yapabilirdi” ifadesini kullandı.
V-2 SAVAŞ KAZANAMADI AMA…
Almanlar, ilk V-2 balistik füzesini 3 Ekim 1942’de Almanya’nın Peenemünde kasabasında test etti. Walter Dornberger, başında olduğu proje için, “Uzay yolculuğundaki ulaşımı temsil eden yeni dönemin ilk başarısı” olarak yorumladı.
Bir ton ağırlığındaki 14 metrelik dev V-2 roketleri, 5 bin 700 km hıza ulaşabiliyordu. Üç yılda 2 bin 724 İngiliz’in hayatına mal olan V-2’ler, Nazilerin teknolojik araştırmalarının amacını açıkça ortaya koydu.
V-2, nihayetinde Almanlara istediklerini veremedi. Neufeld, “Bu roket Sovyetler, ABD , Fransa ve dolaylı yollardan diğer müttefik ülkelere fayda sağladı. Uzaya giden yolculukta ise temel taşı oluşturdu” dedi.
İkinci Dünya Savaşı’nın ardından, V-2, silah teknolojilerinin geliştirilmesinde kullanılmaya devam etti. Alman mühendisler, ABD ve Sovyetler arasındaki yarışta kıtalararası balistik füzelerin (ICBM) geliştirilmesinde rol oynadı. Dünya, her an patlayabilecek bir nükleer füzenin tehdidiyle yaşamak zorunda kaldı.
Nazilerin savaşı kazanması halinde, 1940’lı yıllarda uzay keşiflerin başlamış olacağını savunanlar hala var. Ancak Neufeld, insan doğasının her zaman baskın çıktığı görüşünde: “Bana kalırsa Almanların zaferi yaşansa bile uzay keşfi uzun yıllar beklemek zorunda kalırdı… Savaş, havacılık veya başka bir alan olsun, her zaman teknolojik gelişmelerin öncülüğünü yapıyor. Uzay yolculuğu önüne geçilemez bir konu. Yine de hayata geçmesi çok uzun sürerdi” yorumunda bulundu.
Kaynak: Ntvmsnbc

Etiketler: , , , ,

Metafizik Savaşın Şifresi: Kızkulesi

kızkulesi

Üsküdar’ın tarihi değerlerinden 2.500 yıllık Kızkulesi, İstanbul’un da en önemli simgelerinden biridir. Battal Gazi’den Afrodît’e kadar uzanan pek çok efsanesi anlatılır. Bu yüzden gizemini hâlâ korumaktadır.
Kızkulesi, Marmara ve Karadeniz’in sularının birleştiği yerde bulunuyor. Bu açıdan Hz. Hızır ve Hz. Musa’nın buluş­tuğu mekan  olma ihtimali de çok yüksek.
evren

Klasik hikayeyi herkes bilir. Kendisine, çok sevdiği kızının on sekiz  yaşına geldiğinde bir yılan tarafından sokularak öleceği söylenen kral çareyi yılanlardan uzak, denizin ortasında­ki kuleyi onarmakta bulur ve kızını da oraya kapatır. Ama kehanete engel olunmaz. Kuleye gönderilen üzüm sepetinden çakan yılan prensesi zehirler. Prensese demirden bir tabut yaptırılır. Ayasofya’nın girişine defnedilir. Bugün, halâ daha bu tabutun üstünde iki delik vardır. Yılanın, prensesi ölümünden sonra da onu rahat bırakmadığına dair rivayetler de vardır.
Kuran ı Kerim’de, Kehf (Mağara) suresinde Hz. Hızır’la Musa’nın buluşmasından ve yol arkadaşlığına ait sırlardan bahsedilir. Hz. Hızır mahlukatın sırrına eşyanın görünmeyen ilmine vakıftır. Hz. Musa ise dış aleminin rehberi ve bilgesidir.
Bu ayetlerde Hz. Hızır’la, Musa Aleyhisselamın buluştuğu iki denizin birleştiği yerden bahsedilir. Ancak coğrafya, açık bir şekilde belirtilmez. Bu ayetlerden yola çıkarak Musa Pey­gamberin daha çok yaşadığı coğrafyayı hesaba katarak bu iki denizin birleştiği yer olarak daha çok Kızıldeniz’in ismi geçiyor.
İsrail Kohenleri’nin de bildiği bir sır şu ki Hz. Musa ile Hz. Hızır bu Kızkulesi’nin bulunduğu bölgede buluşuyor. Karadeniz ve Marmara’nın buluştuğu; yani iki denizin birleştiği yer burası. Ayrıca Hz. Hızır Batın ilimde bir denizdi, Hz. Musa ise zahir ilimde. “İlmin deryası iki adam ve iki deniz” iki sır bir noktada cem oldular.
Bir de bu birleşmenin mührü gerekiyordu. Zamanla kulpuna oturtturulup bu mühür, Boğaz’ın bu mutena yerine dikildi. Hikayesi ne olursa olsun Kızkulesi de işte bu mühürdür, Kızkulesi onun bahanesidir. (Hz. Musa’nın yardımcısı askeri deha Hz. Yuşa’nın makam kabri, kulenin teğetini alan tepededir.
Kızkulesi ile ilgili tarih, antik çağa yani M.Ö 341’e kadar dayandırılıyor. Kim neden yaptırdı bilinmiyor.
Kizkulesi (1)
Kizkulesi (6)
Kizkulesi (2)
Kizkulesi (5)
Kizkulesi (3)
Kaynak: Kara Divan – Orkun UÇAR, Hakan Yılmaz ÇEBİ
(Görseller Sonradan İlave Edilmiştir)

Etiketler: , ,

17 Temmuz 2013

Osmanlı’da Cadılar Vampirler ve Büyücüler

osmanlı

Evliya Çelebi’nin Anlatımıyla; Osmanlı Devrinde Cadılar, Vampirler, Tıslımlar ve Büyücüler
Her konuda anlatacak bir hikâyesi olan Evliya Çelebinin elbette “sihir”, “büyü” ve “cadılar” hakkında da anlatacak bir şeyleri vardır. Seyahati boyunca karşılaştığı pek çok egzotik hikâyeyi,  şahit olduğu tılsım, cadı, büyü, büyücü olaylarını ve gözlemlediği doğaüstü varlıkları eserinde anlatır.
Kendinden önceki tılsım ve efsanelere atıfla tecrübe ettiği bu hadiseleri yorumlar.  Hatta bilinen en eski “Vampir” hikâyelerinden birini onun naklettiği, bu yönüyle klasik “Drakula” öykülerine temel teşkil ettiği konusunda tüm tarihçiler hemfikirdir.
Evliya Çelebi Seyahatnamesinin çeşitli bölümlerinde “harikulade hadiseler”  dediği bu olaylara dair pek çok değişik anlatımlar yapar.

http://insanveevren.files.wordpress.com/2012/12/evliya-celebi-2.jpg?w=175
Meydanlarda, paşa konaklarında, ziyafet ve şenliklerde şahit olduğu sihirbazlık, hokkabazlık, madrabazlık gibi gösterilerden bahsederken bunların “temaşa” – “gösteri” yönünü vurgular. Fakat, Evliya’nın anlattığı 3 farklı Cadı, Büyü, Büyücü olayı vardı ki olayları şahsi tecrübelerine dayandırarak ve hakikat ile sarmalayarak, şahitler huzurunda ortaya koymaktadır.
Evliya Çelebi deyince aklımıza hep “damdan dama atlarken donankedi” hikâyesi gelir. Hâlbuki Evliya’nın seyahatnamesinde daha ne “tantanalı” olaylar vardır da bilinmez. Seyahatname bizde unutulup gitmişken 1830’lerde Avrupalılarca keşfedilir.
İlk olarak Alman tarihçi Hammer’in dikkatini çeker ve şöhret bulur. Eserden İngilizce, Almanca, Yunanca, Ermenice dillerinde seçkiler yayınlanır.  Anavatanında ise Evliya sansüre uğrar, sürmen altı edilir.  Tam bir baskısının yapılması için ise 150 yıl beklemek gerekecektir.
***
Evliya, 17 asır bağlarında yani imparatorluğun en mutantan  zamanında İstanbul, Unkapanı’nda dünyaya gelir. Arapça, Farsça, Rumca, Latince öğrenir, hafız olur, 25 yaşına kadar İstanbul’daki tahsil hayatı devam eder. Fakat içindeki gezip görmek tutkusuyla kıvranmaktadır. Evliya bu husuta  “Peder ü mâder ve üstâd birader kahrından nasıl kurtulur da cihangeşt olurum” demektedir.
Böylece Evliya’nın 70 yılı aşkın ömrünün 51 yılın geçireceği bir diyardan başka bir diyara uzanan, 257 şehir,  7 iklim 18 padişahlık tutan gezisi başlar.
Bu süre zarfında evlenmeye ise vakit bulamaz. Gezip gördüklerini, başından geçen olayları ve kendisine anlatılanları akıcı dili ve ilgi çekici üslubuyla “Seyahatname” adını verdiği eserinde yazıya döker.  10 cilt 4 bin sayfalık eser bütün dünya tarihinin en ilginç kaynaklarından biridir.
“Seyahat ya Resulullah.”
Evliya Çelebi, seyahatlerinin sebebini gördüğü bir rüyaya bağlar. Bu rüyaya göre İstanbul’da Yemiş İskelesi civarındaki Ahi Çelebi Camii’nde kalabalık bir cemaatle birlikte Hz. Muhammed’i görür.
Tam bu sırada heyecana kapılır ve “Şefaat ya Resulullah” diyeceği yerde “Seyahat ya Resulullah” der. Bunun üzerine Hz. Peygamber tebessüm ederek Evliya Çelebi’ye şefaatide, seyahati de müjdeler. Böylece seyyahatlerinin bahanesi bu rüya olur.

Evliya  Seyahatnamesinde,  Dünyada 12 büyük şehir olduğundan söz eder ve sayar, Viyana, Prag Kösece Paris, Edirne, Bursa, Kahire, Halep, Şam ve tabiki İstanbul.
Yine, Hazerfen Ahmet Çelebi’nin kanat takarak Galata Kulesi’nden Üsküdar Doğancılar meydanına uçuşunu yazan tek kaynak odur.  Legari Hasan Çelebi‘nin yaptığı roketle fezaya doğru  yolculuğu da bir tek Evliya’nın eserinde geçmektedir..
Bunların yansıra İyi biri dil bilinci olarak kendi döneminin Türkçesini, gittiği yerlerde konuşulan Türkçenin ağızlarını bize aktarmaya çalışmıştır.  Mesela Kayseri de köylülerin o dönemde daha yeni yeni moda olmaya başlayan kahveye bakışlarını onların şivesini hiç bozmadan nakleder;  “Gıllı gıçlı şaarlılar kayfe örpürdetirler”..
Cadılar Savaşa Tutuşuyor
Evliya Çelebi, hicri 1076 şevvalinin 20. gecesi Hatukay Çerkez diyarının 300 küsur haneli Pedsi köyünde cadıların gökyüzündeki savaşına şahit olur. Zifiri karalık  bir gecede yıldırımlar aniden kıyametler gibi kopmaya başlar. Ortalık Çerkez kadınların nakış işleyebilecekleri kadar aydınlanır.
Cadı-298x300
Durumdaki harkuladeliği sezen Evliya civardaki Çerkezlere sorup, “vallahi yılda bir defa böyle karakoncolos gecesi olur,  Çerkez oburları (cadıları) ile Abaza oburları göklere uçup ceng-i azim eder, vuruşurlar” cevabını alır. Sonrada dışarı çıkıp korkmadan seyr-i temaşa etmesi tavsiye edilir.
Yetmiş, Seksen kişiyle birlikte dışarı çıkan Evliya,  büyük ağaçlar, küpler tekneler, hasırlar araba tekerleri, fırın söykeleri ve daha nice benzer eşyalara binmiş Abaza cadılarıyla, at ve sığır leşlerine, deve ölülerine binmiş, ellerinde yılanlar, at deve kelleleri olan Çerkez cadılarının savaşa tutuştuğunu hayerler içerisinde  görür.
Tam 6 saat süren bu vuruşmada kulakları sağır eden bir gürültü ortalığı kaplar. havadan yere keçe, sırık, küp, Tekne, kapı gibi eşya parçalarıyla, araba tekerleri, en nihayet at, insan ve sair hayvan uzuvları yağmaktadır.  7 Abaza oburu ve 7 Çerkez oburuyla sarmaşıp yere düşerce, Çerkez cadıları hemen 2 Abaza cadıyı kanlarını emerek öldürür ve ölülerini ateşe atarlar.  Horozların ötmesiyle biten savaşın ardından oburlar (Cadılar)da  giderler.
Evliya böyle hikâyelere dair gayet “münkir” olduğunu fakat kendisiyle birlikte bilcümle zevatında bunu görüp hayretler içinde kaldıklarını belirterek, ahalinin de 40 – 50 yıldan beridir bu denli şedid bir “karakoncolos gecesi” görülmediklerini söyler.
İnsan Kanı İçen “Ölü” Cadılar (Zombiler)
Evliya Çelebi anlatılanlara göre bu diyarda karakancolos gecelerinde ortaya çıkan ve insan kanı içen cadılar olduğunu da yazar. Halkın Evliya’ya anlattığına göre, bazı gecelerde cadılar musallat oldukları kişinin kanını içip hasta etmektedirler.
Eğer kanı içilenin kimsesi yoksa yatağa düşer ve ölür. Varsa, hasta yakınları bir “cadıcı” ile mezarlıkları dolanıp cadının çıktığı, toprağı eşilmiş mezarı ararlar. Bulup, mezarı kazıdıklarında adamın kanını içtiğinden gözleri kan çanağı misali “pörtlemiş” cadı leşi teşhis edilir.
Bu halde, cadı hemen mezardan çıkarılarak “göbeğine” uzunca böğürtlen kazığı çakılır. Hayattaki başka bir cadının ruhu bu bene de hulul etmesin (geçmesin) diye de ateşte yakılır. Allah’ın emriyle cadının sihri batıl olup, kanı emilen adam tez vakitte şifa bulur.
İnsan Kanı İçen “Yaşayan” Cadılar (Vampirler)
Yine Evliya Çelebi’nin anlatılanlardan naklettiğine bu diyarlarda yaşayan cadılarda vardır ki halkın arasında gezer de bilinmez. Fakat vakti zamanı gelip kudurunca, tuttuğu birinin kulağı arkasından kadını emer. Adam gün be gün hasta olur. Derhal akrabaları bir “cadı üstadı” bulup köy, kasabai şehir şehir dolanıp gözleri kan içmekten kan çanağına dönmüş cadıyı aralar ki yakalayıp zincire vuralar.
Vampire
3 gün 3 gece zincire vurulan cadı, yaptığını ve cadılığını itiraf ettiğinde hemen yatırılıp göbeğine böğürtlen kazığı çakılır. Çıkan kan, kanı emilmiş adamın yüzüne gözüne sürülünce hasta derhal şifa bulur. Cadının leşi de ateşe atılıp yakılır.  Bu cadılık derdi taundan (vebadan) fenadır, Moskof, Leh, Çek taraflarında hayli yaygınadır vesselam.
Dr. Stefanos Yerasimos, Evliyâ Çelebi’nin Kafkaslara dair bu  anlatısında egzotizminin izlerini aramaktadır. Yerasimos’a göre Osmanlıların Kafkaslardaki hâkimiyetinin kısa sürmüş olması ve yöreye fazla ilgi göstermeyişleri burayı Osmanlılar için egzotik bir iklime büründürmüştür.   Bu nedenle Yerasimos, “havalarda atlarla uçuşan cadılar” , “cesetlere saplanan kazıklar”,  “zincire vurulan vampir hikâyeleri” Evliyâ’nın egzotik bir coğrafyaya doğaüstü mit ve efsaneleri yerleştirme ihtiyacından doğmuş olabileceğini sorgular.
Ancak Dr. Başak Öztürk Bitik, söz konusu eser Seyahatnâme olunca “egzotizm” seçeneğine kolaylıkla evet demenin çok da mümkün olmadığını belirterek; Evliyâ’nın şahit olduğunu söylediği ikinci cadı vakası, Osmanlılar için pek de egzotik olamayan bir mekânda, Bulgaristan’ın bir köyünde gerçekleşitiğinin altını çizer.
Büyücü Kadın ve Karakoncolos
Evliya Çelebi, Rumeli’de (Bulgaristan’da) Çalıkkavak köyünde, bir “kefere” hanesinde konaklamakta ve ateş karşısında istirahat etmektedir. Kapıdan içeri saçı başı dağınık, çirkin yüzlü, yaşlı bir acuze kadın girer. Çekinmeden gelip ateşim başına oturur ve  kendi lisanında küfürler savurmaya başlar.
Evliya, önce dışarıdaki adamlarının kadını kızdırmış olabileceğini düşünür ve çağırtıp sual ettiğinde, “haşa bir şeyden haberimiz yoktur” cevabını alır. Sonra bu acuzenin etrafına kızlı erkekli 7 çocuk gelip onlar dahi ateşin etrafını saralar ve hep birlikte “çağıl” “çağıl” Bulgarca konuşmaya başlarlar. Evliya ise “ne garip temaşadır” diyerek bunları seyre koyulur.
Gece yarısı olunca çıkan gürültü ve patırtılar Evliya’yı uykusundan hoplatır. Evliya, acuze kadının kapıyı açıp içeri girdiğini ve ocaktan aldığı bir avuç külü fercine sürdüğünü görür. Sonra küle bir efsun okuyarak ocak başında yatan bu 7 çocuğun üzerine saçar.  Yedisi birden iri piliçlere dönüşerek “civ”, “civ”, “civ“ demeye başlarlar. Hemen elinde kalan külleri kendi başına serpince o an büyük bir tavuğa olup “guruk”,  “guruk” diyerek kapıdan çıkarı çıkar. Piliçler dahi ardı sıra çıkarlar.
O an evliya, “Bre oğlan” diye feryat ettiğinde, adamları hemen koşup gelirler ve burnundan kan boşladığını görürler.  Evliya ise onlara, “bu ne haldir bre, dışarı çıkın bakın hele bir kütürtdür kopuyor” der.
Dışarı çıkan adamlar görürler ki, tavuk ve piliçler atlar arasında gezinmekte, atlar ise birbirleri üzerine yarışıp kendilerini helak etmektedirler. Köydeki “kefereler” ise durumdan haberdar olup, gelip hemen atları bağlarlar. Cadı ve tavuklar ise bir tarafa gider.
Bundan sonrasını Evliya’nın adamı şöyle anlattır;  “Bir baktık ki bir kefere, zekerini çıkarmış tavukların üzerine sepe sepe işemektedir. O an sekiz tavuk benî âdem (insan) olup biri yine o ihtiyar acuze oldu ve o işeyen kefere ve sair kefereler acuze kadını, çocukları kollarından tutup döve döve ve bir tarafa götürdüler. Ardı sıra gidip baktık ki meğer vardıkları yer kilise imiş. Hatunu papaza teslim edip papaz okuyup üfleyerek ‘afaroz-u mandolos’ eyledi.
Evliya anlatısına şöyle devam eder;  - Bu olay üzerine adamlarım yemin verdiler.  Antepli Müezzin Mehmet Efendi ve adamları, Mataracıbaşı ve adamları hepsi bu olayı görüp tavuğun insan olduğuna şahit oldular dediler.
O gece sabaha kadar korkumdan veya kanımın hareketinden burnumun kanı dinmedi. Ta vakit sabah olduğunda kandan kurtuldum. Sonra müezzin ve mataracının adamlarını çağırıp sordum  -Vallahi akşam tavukların üzerine o Bulgar kefere işeyince tavuklar adam oldu. İsterseniz işeyen herifi getirelim.- dediler. Ben de ‘Canım, haydi getirin.’ dedim.
Gelen Bulgar gülerek; ‘Sultanım, o karı başka soydur, yılda bir kere kış geceleri öyle karakoncolos olurdu ama bu yıl tavuk oldu, kimseye zararı yoktur.’  deyip gitti.
İşte bu hakir mezkûr Çalıkkavak’ta böyle bir temaşaya şahadet edip aklım başımdan gide yazdı ve Çalıkkavak balkanı’nın hâli ahvâli pûr-melâli böyledir,  Hudâ hıfz ide” diyerek anlatıyı noktalar.

Kırım Dönüşü Tatar Büyüsü
Harap viran köyler beldeler geçip, yılan, çıyan ve kargalara mesken yıkık kaleler aşan Evliya Çelebi ve beraberindekiler bu kez Tatar vilayetinden İstanbul’a dönmektedir. Yolda, artık çarşı, pazar, dükkân ve hamamları kalmamış bir zamanların mâmur şehirlerinden geçeler.  Bir su değirmeninden başka ne han ne hamam ne bağ ne de bahçelere rastlarlar.
Hâlbuki der Evliya “zaman-i kadimde bu vilayetler âbâd idi, ammâ şimdi harab olup akçe ve pul ve bâğ u bâğçe ve çârsûyı bazar ve hân u hammâm ve dahi kilise dahi kalmamıştır. Ahali ise ne kâfirdir ne müselmân.” Dedikten sonra, “Bu kalelerin bazıları zamanında değerli mücevherlerle süslenerek yapılmışlarsa da Tatar eline girdikden sonra sual ne lâzım, cevâhir mi kalır? ” diye serzenişte bulunur.
Evliya ve beraberindekiler,  İstanbul yolunda Azak’tan doğru ilerleyip Kuban nehrini geçmek zorundadırlar. Gemi olmadığından nehrin kenarına varıp çadır kurmak isterler, fakat soğuktan donmuş toprağa çadır kazıklarının girmesi bile mümkün olmaz.
Bu esnada dehşetli bir rüzgâr esmeye başlar.  Çadırları havaya savurup arabaları baş aşağı eder, atlar öteye beriye koşuşup ortalık bir anda “hercümerç” olur. Yanlarındaki “Kırım gazileri“eyvah” çekip “sihre uğradık diye feryâd-ı figan ederken Mehmed Paşa mahiyetine muavvizeteyn surelerini (Felak ve Nas) okumalarını emreder ve nihayet rüzgâr sükûnet buldur. Devamını Evliya’dan dileyelim;
Ardından bir köse Kalmuk Tatarı çıka geldi ve Paşa’ya:  “Paşa bana zararının dokunmayacağına yemin ver” dedi. Paşa da Kuran’a el vurup yemi etti. Bunun üzerine Kalmuk:
‘Sultanım, sizin başınıza rüzgârı, kızıl kıyameti koparan, bu kadar arabaları, çadırları yere vuran bendim ki marifetimi size izâr edeyim istedim. İmdi, eğer bu nehri aşmak niyetindeyseniz, bana bir at, bir kürk ve yüz kuruş verin. Yine kızıl kıyamet koparıp ve bu suyu dondurup, buz hâline koyayım. Cümleniz selametle karşıya geçip, maksadınıza nail olasız” dedi.
Bîçare Mehmet Paşa, ‘Bre medet, öyle olsun hadi!’ deyip, Kalmuk’un istedikleri verdirtti. Kalmuk, atını alıp, bir tarafa bağladı ve orman içine doğru yürüdü.

Kalmuk Tatarı’nın Sihirleri
Adamım ardından ormanın içine gizlice süzülen Evliya Çelebi Kalmuk’un yaptıklarını gizlendiği yerden hayretle izliyordu.  Kalmuk Tatarı bir ağacın dibinde def-i hacet edip kıçını yukarı çevirip kar üstünde taklalar atarak bir takım hareketler yaptı. Sonra ellerini yere koyup ayaklarını havaya kaldırıp, necasetini alnına sürerek bir müddet bu şekilde durdu.
Birden doğu, batı ve kuzey taraflarından kara bulutlar toplaşıp, gök gürlemesi ve şimşek ile bir büyük rüzgâr koptu. Kalmuk Büyücüsü, necasetinin etrafında üç dört defa dönüp, eliyle parçalar alıp havaya savurdukça yıldırımlar çakıp kıyametler kopar oldu.
Bu sırada askerler, Paşa’nın emriyle toplaşıp buz kesen nehirden karşıya geçmeye başlamışlardı. Fakat Dîvân efendisi ve mutaassıp birkaç zât ise sihir tesiriyle oluşan bu buzdan geçmeye reddetmişlerdi. Paşanın, geçmelerini emretmesiyle yine de Felak, Nas sureleri ve esmâü’l-hüsnâları okuyarak geçmeye koyuldular. Ancak okudukları dualar sihri bozduğundan buz delindi ve bir kısmı suya düşüp boğuldu.
Bu sırada hızla koşup gelen Kalmuk’lu büyücü ise sihrini bozdukları için başındaki kalpağını yere vurup feryat ü figan bağırarak Paşa’ya ve buz üstündekilere “Arapça” okumadan hızlı hızlı geçmelerini tembih etti.

Üç Hikayeninde Düşündürdükleri
Pertev Naili Boratav’a  Halk geleneğinde, birtakım tabiatüstü halleriyle insanların yaşamına etki eden esrarlı varlıklara inanıldığına, fakat bu varlıklar nedense hiçbir zaman iki kişi bir arada iken belirmeyip; insana hep yalnız olduğu zamanlarda, çeşitli kılıklarda göründüğüne işaret eder. Ancak, Dr. Başak Öztürk Bitik bu durumun Evliya Çelebi anlatıları için pek de geçerli olmadığını belirtmekle birlikte üç hikâyede de kendisine bir seyirci grubunun eşlik ettiğinin altını çizer.
Evliya’nın anlatısında, zincirlere vurulmuş cadının; “Fülân kişinin kanın ben içtim” şeklinde itirafa mecbur kalması, yahut acuze kadının sihrinin sadece “gark-gurk” sesleri çıkaran bir tavuğa dönüşmekten ibaret olması,  ya da havaya sözünü geçirse bile bir Osmanlı paşası karşısında korkan Karluk’lu büyücünün Paşaya Bana zararın dokunmaz değil mi?” sorusunu sorması, aslında onların insan karşısındaki acziyetini ve güçsüzlüğünü alaycı bir dille vurgulamaktadır. Bu olağan üstü varlıkların insana zarar veremedikleri gibi bilakis hep kendileri zarar görmüştür.
Bibliyografya:
Bitik, Başak Öztürk. “Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesinde Cadı, Obur, Büyücü Anlatıları ve Kurgudaki İşlevleri.”, Millî Folklor 92 (2011): 64-79. ; Aycibin, Zeynep. “Osmanlı Devleti’nde Cadılar Üzerine Bir Değerlendirme.” Ankara Üniversitesi Dergisi 24 (2008): 55-70. ; Dülger, Elif. “Evliya Çelebi Seyahatnamesi`ndeki Büyü, Sihir ve Falın Halkbilimi Açısından Değerlendirilmesi.” Basılmamış Yüksek Lisans Tezi, Selçuk Üniversitesi, (2006). ; Gemici, Nurettin. “Evliyâ Çelebi Seyâhatnamesi’nde Hz. Peyamber ve Medine.” İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi 22 (2010): 245-266 ; Evliyâ Çelebi b.Derviş Mehemmed Zilli. Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi C.1-5.Haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı. YKY 2001. illustrasyon: Murat Palta, http://www.behance.net/muratpalta
Kaynak: tarihvemedeniyet.org

Etiketler: , ,

Albert Einstein ve Şöförü Bir Gün !!

albert einstein
Einstein konferanslarına hep özel şoförü ile
gidermiş. Yine bir konferansa
gitmek üzere yola çıktıkları bir gün şoförü
Einstein’a;

“Efendim, uzun zamandır siz konuşmanızı yaparken
ben de arka sıralarda
oturup sizi dinliyorum ve neredeyse söyleyeceğiniz her
şeyi kelimesi
kelimesine biliyorum” demiş. Einstein gülümseyerek ona bir teklifte
bulunmuş:

“Peki, şimdi gideceğimiz yerde beni hiç
tanımıyorlar… O halde
bugün palto ve şapkalarımızı değiştirelim, benim
yerime sen konuş,ben de
arka sırada seni dinlerim.”

Şoför, gerçekten
çok şahane ve başarılı bir
konuşma yapmış ve sorulan bütün soruları doğru
cevaplamış. Tam yerine
oturacağı sırada bir kişi,
o güne kadar konferansta sorulmamış ağır bir
fizik sorusu sormuş.
Şoför, hiç duraksamadan soruyu soran kişiye dönüp:
“Böylesine basit bir soruyu sormanız gerçekten çok
garip” demiş.
Sonra da salonun arkasında oturan Einstein’ı
işaret ederek şöyle devam
etmiş:
“Şimdi size arka sırada oturan şoförümü
çağıracağım ve sorduğunuz soruyu,
göreceksiniz, o bile cevaplayacak.”

Netice:

1-AKILLI İNSANLAR, AKILLI İNSANLARLA
ÇALIŞIR
ve
2-İNSANIN ZEKİLİĞİNİN YANINDA UYANIKLIĞIDA İNSANA ÇOK ŞEYLER KAZANDIRIR……

Etiketler: , , ,

16 Temmuz 2013

Angry Birds Star Wars 2, 19 Eylül'de geliyor!

anargy

Angry Birds'ün yeni sürümünden yepyeni bir video ve fazlası sonunda ortaya çıktı!

Geçen senenin başarılı mobil oyunlarından Angry Birds Star Wars'un sahibi Rovio, seriye eksiksiz bir devam oyunu katmak üzere çalışıyor.

19 Eylül'de yayınlanacak olan Angry Birds Star Wars 2, yayınlanan yeni bir tanıtım filmiyle doğrulanmış oldu. 30'dan fazla karakterin bulunacağı oyunda videoya bakacak olursak "iyi" olan kızgın kuşları veya "karanlık" domuzları kontrol etmeyi tercih edebileceğiz. Rovio, oyun hakkında şunları da söylemeden geçmedi: "Bu noktada Jar Jar Binks'in oyuna dahil edilip edilmediği hakkındaki dedikodu ve spekülasyonlara yanıt vermeyeceğiz."

Hasbro'nun yeni koleksiyon serisi TELEPODS desteğiyle gelecek oyun, Rovio'ya göre figürleri tablet veya telefon kamerasıyla taramaya ve onları oyuna aktarmaya izin verecek.

Rovio'nun yaptığı açıklamada "dünya çapında uygulama mağazaları için yayınlanacak" sözcüklerini kullanması, oyunun iOS, Android, Windows Phone 8 ve Windows 8 sürümlerinin aynı anda yayınlanabileceği anlamına gelebilir.

Etiketler: , , , ,

BlackBerry A10'un videosu sızdı!

black

Cep devinin tarihinde ilk olacak olan dev telefon, ilk kez bu videoda net bir biçimde ortaya çıktı!

 

 BlackBerry'nin bir sonraki BB10'lu cihazı A10, Vietnam'daki bir aksesuar mağazasında çekilen bir videoda göründü.

Videoda Aristo kod adlı cihazın 5 inç'lik 1280x800 çözünürlüklü ekranı ve BlackBerry 10 işletim sistemi gösteriliyor. 29 saniyelik videoda A10'un bir önceki BlackBerry Z10'un tasarımından öğeler taşıdığı fark gediliyor. Cihazın geniş ekranı dışında tek tasarım farkı, çift renkli gövdesi gibi görünüyor. BlackBerry Z10, siyah ve beyaz renklerde sunuluyordu; A10 ise iki rengi aynı anda taşıyor.

BlackBerry A10 videoda ilk kez görünse de daha önce kendini fotoğraflarda göstermişti. Raporlar, cihazın çift çekirdekli bir işlemci, oyunlar için dört çekirdekli bir grafik işlemcisi ve 720p video kaydedebilen 8MP kamerayla geleceğini söylüyordu.

Etiketler: , ,

15 Temmuz 2013

Hani Facebook'ta iş yoktu?

insankaynaklari.com

Yenibiris.com’un yeni uygulamasını duydunuz mu? Facebook profiliniz üzerinden bir tıkla bağlanacağınız insankaynaklari.com, profesyonel iş ağı oluşturarak size en uygun işi, en kısa sürede sunmakla görevli!

Facebook, sizin de dahil olduğunuz, 32 milyon kişinin üye olduğu geniş bir sosyal ağ! Bu sosyal ağda arkadaşlarınız, arkadaş olmak istedikleriniz, çalışmak için hayalini kurduğunuz şirketler de var! Peki çalışmak istediğiniz şirketlere tek tıkla ulaşmak istemez misiniz?

Biliyorsunuz iş bulmak isteyenler için en önemlisi, çalışmak istedikleri şirketlerdeki kişilerle nasıl bağlantı kuracaklarıdır… İnsankaynaklari.com sayesinde Facebook profilinizden istediğiniz bilgilerle oluşturduğunuz profilinizle çalışmak istediğiniz şirketlere “şimdi başvur”u tıklayarak iş başvurusu yapabilirsiniz. Diyelim ki çalışmak istediğiniz şirkette bir arkadaşınız çalışıyor. Onun aracılığıyla ulaşmak istediğiniz kişiye “Tanıştırılma talebi” yollayabilir, birinci ve ikinci dereceden bağlantınızın yardımıyla işi siz alabilirsiniz! Bağlantılarınızdan referans ve rozet talep ederek profilinizi sahip olduğunuz özelliklerle donatabilirsiniz. Tamamen ücretsiz bir uygulama olan insankaynaklari.com hem işveren hem de iş arayanlar için yepyeni fırsatlar sunuyor! Siz de insankaynaklari.com’a gelin, size en uygun işi kolaylıkla bulun. İnsankaynaklari.com ile iş bulmak artık daha kolay!



www.insankaynaklari.com

Bir bumads advertorial içeriğidir.

Etiketler: , , ,

Aref 3 kez Sayısal Loto Tutturdu !!

Tahmin yeteneği sayesinde Sayısal Loto'da üç kez beş tutturduğunu açıklayan genç illüzyonist Aref: Altı tutturmak beni korkutuyor
'Yetenek Sizsiniz Türkiye' yarışmasıyla adını duyuran illüzyonist Aref Ghafouri, önceki akşam Kıbrıs'taki Kaya Artemis Hotel'de izleyenleri büyüledi. Amfitiyatroyu dolduran yaklaşık bin 500 kişi; Aref'in, Kıbrıs'tan Ankara'ya gidip gelmesine tanıklık etti. Gösterilerinde tahmin yeteneğini de sık sık ortaya koyan Aref; bu yeteneği sayesinde Sayısal Loto'da üç kez beş tutturduğunu açıkladı. Kazanılan kuponları noter tasdikli şekilde sakladığını belirten genç illüzyonist, "Başıma bir şey gelmesinden korktuğum için altıyı tutturmuyorum" dedi. Aref, bu yeteneğini gösteriye dönüştürmek için Milli Piyango İdaresi'ne gittiğini, ancak yetkililerin başına bir şey gelebileceği korkusuyla gösteriye sıcak bakmadığını ifade etti.

Etiketler: , ,

12 Temmuz 2013

2013'ün Sıra Dışı Ürünleri


Teknolog, ilginç özellikleri ve yenilikçi fonksiyonlarıyla sizi şaşırtacak ürünleri bir araya topladı.

ASUS MX279H

MX279H, en son IPS panel teknolojisini ve Asus’un tasarım kalitesini bir araya getiriyor. Tam inanılmaz görüntü ve ses kalitesini nefes kesen bir tasarımla beraber isteyenler için üretilmiş.

SWITCH 3-WAY

Switch 3 Way, üç yönlü aydınlatma armatürlerinde kullanılmak üzere tasarlanmış, dünyanın ilk ve tek LED akkor ampulü.

CONNECTED LIGHTING SOLUTION

GreenWave Reality firmasının sunduğu bağlantılı aydınlatma çözümü sayesinde, evinizde bulunan tüm ampulleri kablosuz olarak PC’ler, akıllı telefonlar ve uzaktan kumandayla yönetebilir, aydınlatma derecelerini kademeli olarak kısabilirsiniz.

XSENSE

XSense, dokunmatik arabirimli ürünlerde daha önce görmediğimiz dar kenarlar, eğimli dokunmatik yüzeyler ve çerçevesiz dokunmatik ekranlar gibi tasarım fırsatları sunan son derece esnek bir dokunmatik algılayıcı.

XAV-701HD

MirrorLink özellikli AV alıcısı sayesinde akıllı telefonunuzdaki uygulamalar 7 inç boyutlu dokunmatik ekrana yansıtılıyor. Cihaz sayesinde ahizesiz görüşme yapmak, kişisel müzik ve video arşivini görüntülemek mümkün. Sirius uyumlu cihazda ayrıca Bluetooth ve Pandora bağlantısı özellikleri yanında iki adet USB girişi de bulunuyor.

SAMSUNG UN85S9000

85 inçlik ekranıyla dünyanın en büyük Ultra HD televizyonu olan UN85S9000, Samsung’un teknolojik yenilik, tasarım felsefesi ve televizyon izleme deneyimi alanlarında her zaman en iyiyi sunma konusundaki başarısının kanıtı niteliğinde.

BELKIN WEMO BABY

Ücretsiz WeMo Baby akıllı telefon uygulamasıyla birlikte iş gören WeMo Baby, bebeğinizin sesini her nerede olursanız olun çok net bir şekilde duyabilmenizi sağlıyor. Uygulamanın ücretli sürümünü indirenler, ağlama bildirimi ve ağlama tarihçesi gibi ek özelliklerden faydalanabiliyor.

SCOUT

Scout, kendi sağlık durumunuzu, daha önce hiç olmadığı şekilde, sürekli olarak kontrol altında tutmanızı sağlayacak. Scout, kişiselleştirilmiş sağlık dönemini başlatarak sektörün görünümünü tamamen değiştirecek.

VUZIX AKILLI GÖZLÜK

Vuzix akıllı gözlük, kullanıcıları “bulut”a bağlayan ilk ahizesiz iletişim sistemi. Metin, video, ses ve akıllı telefonlarla internette görmeye alıştığımız her şey bu kablosuz kişisel bilişim cihazında. Cihaz sayesinde her nereye gidiyor olursanız olun, akıllı telefonunuz aracılığıyla buluta bağlanabileceksiniz.

SENNHEISER IE 800

Sınıfının en iyisi olan Sennheiser IE 800 kulak içi kulaklık seti, en ufak cüssede en çok yeniliği barındıran cihazlardan biri.

Teknolog’un derlediği diğer 15 ürünü görmek için lütfen tıklayın.

Bir bumads advertorial içeriğidir.

Etiketler: ,